Albert Einstein Kimdir? Hayatı, Bilimsel çalışmaları ve Buluşları

Albert Einstein Kimdir? Hayatı, Bilimsel çalışmaları ve Buluşları

Albert Einstein, Alman İmparatorluğu’nun Ulm kentinde 14 Mart 1879 tarihinde doğmuştur. Çocukluk yılları Münih’te geçmişti. , lise ve yüksek eğitimini İsviçre’de tamamlamıştır. Üniversitelerde iş bulmayınca bir patent ofisinde müfettiş olarak çalışmaya başladı. 1905 yılında dikkat çeken bir gelişme oldu. Daha sonra fizikte devrim yaratacak olan dört makale yayınladı. 1914’te Max Planck’ın ricası ile Almanya’ya döndü. 1921 yılında fotoelektrik etki üzerine çalışmaları nedeniyle Nobel Fizik Ödülü’ne layık görüldü. 1933’te Almanya’da Nazi Partisi’nin iktidara gelince, Almanya’yı terk etti ve ABD’ye yerleşti. Ölümüne kadar da bu ülkede yaşadı. New Jersey eyaletinin Princeton ilçesinde de öldü.

Einstein’ın Çocukluğu
Albert Einstein 13 Yaşında

Albert Einstein, okul öncesi dönemde konuşma güçlüğü çekiyordu. Ailesi Yahudi kökenliydi fakat dindar değillerdi. Onlar için önemli olan dini vecibeler değil, çocuklarının eğitimiydi. Küçük Einstein beş yaşına geldiğinde, Katolik Hristiyan ilkokuluna başlatıldı. Bu okuldaki sıkı disiplin ve ezberci ezberci anlayışın sıkıcılığına rağmen yüksek notlar alan Albert Einstein, birinci sınıfı atlamıştır. Sonraki dönemlerde de sınıfında birinci olmuştur.

Einstein’ın erken yaşta keman dersleri almaya başladı. Bu dersler sonrasında amatör olarak iyi seviyede bir kemancı oldu. Dokuz buçuk yaşındayken Katolik ilkokulundan ayrılıp, Antik Yunanca ve Latince’ye büyük önem veren Luitpold Gymnasium’da eğitim görmeye başladı. Bu okulda modern diller, coğrafya, edebiyat ve matematik müfredatı öne çıkıyordu. İlkokuldan çok daha fazla disiplinli olan Gymnasium daha otoriter öğretmenlere sahipti. Esasen, Einstein’ın bağımsız, isyankar kişiliği buradaki öğretmenlerin hiç hoşuna gitmiyordu.

Einstein’ın ailesi, Max Talmud adındaki yoksul bir Yahudi üniversite öğrencisini her hafta bir akşam yemeğe çağırıyordu. Bu sırada on yaşında olan Einstein, kendisinden büyük bir üniversite öğrencisi ile konuşmaktan çok hoşnuttu. Talmud, Einstein’ın sıradan bir çocuk olmadığını hemen fark etmişti. Einstein’a sürekli çeşitli popüler bilim kitapları getiriyordu. Bir defasında Talmud, Öklid’in Elemanlar kitabını getirdi. Einstein kitaptaki problemler üzerinde çalışmaya başladı. Einstein bütün problemleri çözmüştü ve ayrıca teoremlere alternatif kanıtlar da bulmuştu.

1891 yazında Einstein’ın mühendis amcası Jakob ona bir cebir kitabı getirmişti. O yaz, Pisagor teoreminin tekrar bir ispatını yapan Einstein cebir ve geometriden sonra kalkülüse yöneldi. On altı yaşına geldiğinde kendi başına diferansiyel ve integral hesaplamaları ile analitik geometriyi öğrenmişti.

1894’te Einstein’ın babası ve amcasının şirketi iflas edince, iki aile birlikte İtalya’ya gitti. Aile, liseyi bitirmesine üç sene kalan 15 yaşındaki Albert’ın Münih’te kalıp okulunu Gymnasium’da bitirmesine karar verdi. Münih’te tek başına ancak altı ay geçiren Einstein bunalıma girdi. Aile doktorunu ikna ederek sinir sorunları nedeniyle kendisinin ailesinin yanında bulunması gerektiğini belirten bir rapor aldı. Einstein ailesine haber vermeden Gymnasium’dan ayrıldı ve İtalya’daki ailesinin yanına geldi.

Einstein İtalya’ya geldiğinde, İsviçre’deki Federal Politeknik Okulu’na girmek için tek başına yoğun şekilde ders çalışmaya başladı. Einstein, Almanya’nın militarizminden ve sıkı disiplininden hiç hoşlanmıyordu, zorunlu askerlik yapmak da istemiyordu. Babasını ikna ederek Almanya vatandaşlığından 28 Ocak 1896’da resmi olarak çıkmış oldu. Buna karşın 1901 yılına kadar İsviçre vatandaşlığını almadı. Einstein bu beş yıl boyunca vatansızdı.

1895 Ekiminde Zürih’e gitti ve Politeknik’te kabul sınavına girdi. Babasının isteği üzerine mühendislik bölümüne başvurdu. Kabul sınavında matematik ve fizikte çok üstün dereceler aldı ama diğer bölümlerde başarısız olmuştu. Politeknik’in yöneticisi Einstein’ın potansiyelini görmüştü ve onun bir İsviçre lisesinde diploma alıp tekrar başvurmasını tavsiye etti. Einstein’ın ailesi Politeknik’in önerisini kabul ederek Einstein’ı İsviçre’nin Aarau bölgesinde bir liseye gönderdiler. Einstein için ideal olan bu lise, saygı duyulan, açık fikirli bir öğretmen olan Jost Winteler tarafından yönetiliyordu. Okulda öğrenciler, bağımsız düşünmeye teşvik ediliyordu. Einstein, 1896’da Aarau okulunda yüksek notlar ile final sınavlarını geçti. Mezun olduktan sonra da Politeknik’e kabul edildi.

Einstein, Politeknik’te fiziği tercih etti. Fizik departmanı büyük ve modern bir binadaydı ve çok iyi ekipmana sahipti. Fakülte dünya standartlarındaydı. Adolf Hurwitz ve Hermann Minkowski gibi ünlü matematikçiler, Einstein’ın profesörleri arasındaydı. Politeknik’te tanıştığı Sırp kökenli Mileva Marić ile üniversite son sınıfta evlenmeye karar verdiler.

Einstein, Profesör Heinrich Weber’in elektroteknik laboratuvarı dersini almaya başladı. Weber’in fiziğe giriş derslerini beğeniyor ancak daha ileri fizik konularındaki derslerini yetersiz buluyordu. Weber Maxwell’in elektromanyetik kuramı hakkında hiç konuşmuyordu. Bu durum Einstein tarafından isyankar bir şekilde eleştirilince, ukala bir tavır olarak algılandı. Einstein bu tavrının cezasını mezuniyet sonrasında çekmiştir. Weber, üniversitede akademik bir pozisyona yerleşmesine engel oldu. Weber’in elektrik ve manyetizm derslerinden hayal kırıklığına uğrayan Einstein, bu konuları kendi başına çalışmaya karar verdi. Elektromanyetizm konusunda pek çok kitap edindi ve bunları kendi başına çalıştı.

Einstein ve eşi Mileva Maric, 1900
Einstein ve eşi Mileva Maric, 1900

1900’da üniversiteden fizik diploması ile mezun oldu. Üniversitede bir asistanlık pozisyonu bulmak istiyordu, böylece doktorası için araştırma yapabilecekti. Fakat üniversite yıllarında pek çok profesörünü isyankar tavırları ile kızdırmıştı. Profesörler tavsiye mektuplarını yazdıktan sonra Einstein Politeknik’te bir pozisyon bulamadı. Başka üniversitelerde, kendi araştırma makalelerini göndererek pozisyonlar aradı ama hiç olumlu cevap alamadı.

Einstein’ın Akademik Kariyeri

Ayrıca mezuniyetten sonra 2 yıl öğretmenlik işi aradı. Bir süre Bern’de bir patent ofisinde, asistan müfettiş olarak çalıştı. 1908’de artık büyük bir bilim adamı olarak tanınıyordu ve Bern Üniversitesinde öğretmen olarak atanmıştı. Sonraki sene patent ofisindeki işinden ve öğretmenlikten ayrıldı ve Zürih Üniversitesinde fizik doçentliğine başladı. 1911 yılında Prag’da Karl-Ferdinand Üniversitesinde profesörlük unvanı aldı. Aynı yıl; yeni genel görelilik kuramına göre, başka bir yıldızın ışığının güneş tarafından kırılacağını hesaplamıştır. Bu tahmini sonradan Arthur Eddington’un 1919’daki güneş tutulması gözleminde doğrulanmıştır. 1914 yılında Almanya’ya döndü, Kaiser Willhelm Fizik Enstitüsü’nde yönetici, Berlin Humboldt Üniversitesinde profesör oldu. 1916 yılında Alman Fizik Derneği’ın başkanı olmuştur. 1911 yılında, 1921 yılında Einstein Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülmüştür. O dönemde görelilik hala tartışmalı görüldüğü için, ödül fotoelektrik etkisini açıklaması nedeniyle verilmiştir. 1925 yılında da Royal Society tarafından Copley Medal almıştır.

Albert Einstein, 18 Nisan 1955 tarihinde iç kanama geçirdi. 76 yaşında, Princeton Hastanesi’nde gece saat 01.55’te yaşamını yitirdi.

Bilimsel Çalışmaları

Özel görelilik kuramı
Genel görelilik kuramı
Kütle-enerji eşitliği
Fotoelektrik etki
(Einstein bu çalışması nedeniyle 1921 yılında Fizik Nobel Ödülünü kazanmıştır.)
Brown hareketi ve istatistiksel fizik
Bose-Einstein istatistiği (Bose-Einstein yoğunlaşması)
Kuantum fiziği ve belirsizlik ilkesi
Niels Bohr ile tartışmaları
Kozmoloji
Birleşik alan kuramı

Bilgitor

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir