Antisosyal Kişilik Bozukluğu (Sosyopati) Nedir?

Antisosyal Kişilik Bozukluğu (Sosyopati) Nedir?

Antisosyal kişilik bozukluğu veya diğer adıyla sosyopati, psikopati ile alâkalı bir psikolojik bozukluktur (düzensizliktir). Bir sosyopatı bir psikopattan ayıran özellik, patolojidir, yani semptom farklılığıdır. Psikopati, sosyopatiye göre daha ağır bir bozukluk olup, sosyopatide görülen semptomlara ilâveten özellikle ahlâka aykırı davranışlar ihtiva eder. Sosyopatiye sosyal çevrenin sebep olduğu düşünülmektedir. Antisosyal kişilik bozukluğuna (ASKB) sahip olan insanlar, halk arasında yaygın olarak “sosyopat” olarak adlandırılırlar. ASKB,akıl hastalığı değildir, bir kişilik bozukluğudur.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu (Sosyopati), Amerikan Psikiyatri Derneği’nin Teşhis ve İstatistik Rehberinde şu şekilde tanımlanmıştır:: “Teşhis için temel özellik, çocukluk veya ilk ergenlik çağında başlayıp yetişkinlik çağında da devam eden, diğer insanların hakları ile ilgili süreğen bir umursamazlık ve ihlal seyridir.” Hastalığın temel özellikleri olarak sayılan hususlar, hilekarlık ve manipülasyondur. Bu nedenle tanılama sırasında, muayene edilen bireyin dışındaki kaynaklardan malzeme (delil) toplamak zorunludur. Ayrıca kişi, 18 veya daha büyük yaşta olmasına ek olarak belgelenmiş 15 yaş öncesi davranış bozukluğu hikayesine (geçmişine) de sahip olmalıdır.

Amerikan Psikiyatri Derneğinin 1994 yılındaki bültenine göre, ABD’de antisosyal kişilik bozukluğu teşhisi, yaklaşık olarak tüm erkeklerin % 3’üne ve tüm kadınların % 1’ine konulmuştur.

Antisosyal kişilik Bozukluğunun Teşhis Kriterleri

Antisosyal kişilik bozukluğunun kriterleri; Spitzer, Endicott ve Robbins (1978) tarafından geliştirilmiş bulunan “araştırma teşhis kriterleri”nden alınmıştır.  Tanılamada aşağıdakilerden en az üçünün bir kişide toplanması gerekir.

Mükerreren göz altına alınmayı gerektiren fiilleri işlemek suretiyle belirlenmiş, hukuka uygun davranışları tespit eden sosyal kurallara uymamak,
Mükerreren yalan söylemek, takma isimler kullanmak veya kişisel çıkar veya zevk için diğer insanları kandırmak fiilleri ile belirlenen hilekarlık,
Tezcanlılık (ani tepki gösterme) veya ileriyi (geleceği) planlayamamak,
Mükerrer fizikî dövüşmeler ve saldırılar ile belirlenen sinirlilik ve saldırganlık,
Kendisinin veya başkalarının emniyetine yönelik ihmali (tedbirsiz) umursamazlık,
Tutarlı iş davranışını devam ettirme (aynı işte uzun süre çalışma) veya parasal yükümlülüklerini yerine getirmede sürekli başarısızlık ve sorumsuzluk,
Başka bir kimseye zarar verme, kötü davranma veya malını çalma konusunda umursamazlık veya bu fiilleri mantıklılaştırma merhametsizliği.
Antisosyal davranış, sadece “şizofreni” nöbeti veya “manik nöbet” esnasında meydana gelen türden olmamalıdır.

Antisosyal Kişilik Bozukluğu Belirtileri

Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişilerde görülen bazı ortak özellikler:

Yalan söyleme veya hırsızlık yapmada ısrar,
Ceza adaleti sistemi ile sürekli sorunlar yaşama,
Diğer kişilerin haklarını ihlal etme, sınırlarını zorlama.
Alkol veya uyuşturucu maddenin kötüye kullanımı,
Saldırganca, sıklıkla şiddetli davranış; kavgaya karışma eğilimi,
Sürekli kaygı ve endişe hali, sinirlilik ve moral bozukluğu hissetme (disfori),

Her ne kadar, antisosyal kişilik bozukluğu 18 yaşından önce resmen teşhis edilemese de, bu hastalığın, MacDonald Üçlüsü olarak bilinen üç işaretçisi, bazı çocuklarda bulunabilir. Bunlar; normalden uzun bir süre devam eden yatak ıslatma, hayvanlara eziyet ve piromani (yangın çıkarma hastalığı, yani yangın çıkarma hususunda kontrol edilemez bir isteğe sebep olan akıl hastalığı). Ancak bu davranışları sergileyen çocukların ne kadarının büyüyünce antisosyal kişilik bozukluğu geliştirecekleri bilinmemektedir. Antisosyal kişilik bozukluğunun işaretlerini sergileyen bir çocuğa, ya “davranış bozukluğu” veya “ihtilâfî husumet bozukluğu” (oppositional defiant disorder) teşhisi konulabilir. Fakat bu çocukların tamamının yetişkinliklerinde antisosyal kişilik bozukluğu geliştirecekleri söylenemez.

Antisosyal Kişilik Bozukluğunun Nedenleri

Nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılmaktadır. Fakat, hastalık ile biyolojik faktörler arasındaki istatistiki korelasyon zayıftır, bu da pek çok uzmanı aksi yönde bir inanca yöneltmiştir.

Ailesinde Antisosyal kişiliğe sahip ebeveyne sahip olan bireyin hastalığı geliştirme ihtimali yüksek olmaktadır. Aynı şekilde çocuklukta babadan şiddet görme veya aile içinde ebeveynler arasındaki çatışma çocuklarda bu hastalığın riskini artırmaktadır. Yine okul, yuva, sosyal çevrede şiddete maruz kalan veya baskıcı yöntemlerin olduğu ortamlarda kalan çocuklarda risk artmaktadır.

Robins (1966-67), antisosyal kişilik bozukluğuna sahip fertlerin babalarında, diğer fertlerin babalarına kıyasla, daha fazla sosyopatik özellikler ve alkolizm vakası bulmuştur. Böyle bir ailede, diğer ailelere kıyasla, erkeklerin daha fazla antisosyal kişilik bozukluğu vakasına sahip olduklarını, kadınların ise daha fazla somatizasyon bozukluğu (somatization disorder) sergileme eğiliminde olduklarını bulmuştur.

 

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir