Asaf Halet Çelebi Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Asaf Halet Çelebi Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Asaf Halet Çelebi, 1907’de İstanbul Cihangir doğumludur. Asıl adı “Mehmet Ali Asaf”tır. Mevlana Celallettin Rumi’ye duyduğu sevgiden dolayı “Çelebi” soyadını almıştır. Galatasaray Lisesi’nde eğitim görmüştür. Tasavvuf edebiyatına tutkun olan babası ona Fransızca ve Farsça öğretmiştir. Yine Mevlevi Şeyhi Ahmet Remzi Dede ile Rauf Yekta Bey’den musiki ve nota dersleri almıştır. Fransa’da kısa bir süre kalmış ve bu sürede Fransızcasını daha da geliştirmiştir. Yurda döndükten sonra, Sanayi-i Nefise Mektebi’nde 3 sene öğrenim görmüş ve Adliye Meslek Mektebi’nden mezun olmuştur.

Okul hayatının nihayetinde Üsküdar Adliyesi Ceza Mahkemesi zabıt kâtibi olarak çalışmaya başladı. Osmanlı Bankası, Devlet Deniz Yolları İşletmesi’nde çalıştı. 1945 yılında evlendi. Hayatını İstanbul Beylerbeyi semtinde bulunan köşkünde sürdürdü. 1946 seçimlerinde İstanbul’dan bağımsız milletvekili adayı olarak girdiği seçimi kazanamadı. Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü kitaplığında kütüphane memuru olarak çalıştı. Asaf Halet Çelebi, 15 Ekim 1958’de İstanbul’da yaşamını yitirdi.

Asaf Halet Çelebi’nin Edebi Yaşamı

Esin kaynağı tasavvuf ve dinler tarihinin ünlü kişileri, Asya, eski Doğu medeniyeti ve kültürü olmuştur. Cumhuriyet dönemi şairleri arasında modern-gelenekçi şiir anlayışının temsilcisi olarak kabul edilir. Asaf Halet Çelebi’nin soyut şiir anlayışı ile sonraki kuşakları etkilemiştir. Divan Edebiyatı ve Fars edebiyatına dair inceleme ve çeviriler yanında resim, müzik ve bilimle ilgili makaleler de yayımlamıştır.

On sekiz yaşlarına dek divan edebiyatına duyduğu ilginin de etkisiyle aruz vezniyle klasik divan şiiri tarzında rubai ve gazeller yazmıştır. Ancak 1937 yılından sonra bu tarz şiirler yazmayı bırakarak serbest ölçü kullanmaya başlamıştır. Batı şiirinin tekniklerine yönelmesi bu yıllarda başlamıştır.

İlk şiirleri Ses, Hamle, Sokak, Servet-i Fünun-Uyanış’ta ve Gün gazetesinde yayınlandı. Ergenlik çağı duyguları, çocukluk, masallar ve tekerlemelerin gerçeküstü dünyası gibi temaları kullandı. O dönemde soyut şiirin tek temsilcisi olmuştur. 1939 yılından sonra kaleme aldığı, kapalı garip ifadesiyle o dönemin şiir okuyucusunu yadırgatmış ve yeni şiirleriyle de edebiyat dünyasının dikkatini çekmiştir. Asaf Halet Çelebi, şiirsel düz yazı tarzındaki denemelerinin ilk örneğini 1938 yılında yayımlanan “Kasap” ile yapmıştır. Benzer biçimde sekiz metin daha yazmıştır.

Tasavvuf ve eski Doğu din ve kültürlerinin etkisinin görüldüğü şiirlerinde görülen yeni tema ve motiflerle birlikte 1940 sonrası Türk şiirine değişik söyleyiş kazandırmıştır. İnsanlık tarihine olan evrensel bakış açısının izleri şiirlerinde yansımıştır. 1942 yılında yayımladığı Hırsız, Trilobit ve Cüneyd adlı şiirlerinin Fransızca çevirileriyle birlikte 45 şiirin bulunduğu He’nin ardından 1945’de aynı çizgide on şiirin yer aldığı Lamelif’i yayımladı.

1940’ların başlıca tartışma konularından olan eski-yeni meselesine dahil olmuştur. Gün gazetesindeki yazılarında, eski kuşakları oldukça sert ifadelerle eleştirmiştir. Yazılarına 1942-1949 arasında ara vermiş, 1949’dan itibaren muhafazakâr dergilerde yazmaya başlamıştır. Hint Edebiyatı’na yönelirken içerik olarak, İslami cephenin bakış açısını benimsemiştir.
Bütün şiirlerinin yer aldığı Om Mani Padme Hum, 1953’te yayımlanmıştır. Şiirlerini Yeditepe (1950), İstanbul (1954-1956) ve Türk sanatı (1958) dergilerinde yayımlamaya devam etmiştir. İstanbul dergisinde yayımladığı Benim Gözümle Şiir Davası (Temmuz-Aralık 1954) adlı altı makalede poetikasını açıkladı. Asaf Hâlet, Türk şiirinde “modern-gelenekçi” tavrın temsilcisidir.

Bilgitor

You May Also Like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.