Asbest Nedir? Nerelerde Kullanılır ve Zararları Nelerdir?

Asbest Nedir? Nerelerde Kullanılır ve Zararları Nelerdir?

Asbest Hakkında Genel Bilgiler

Yunanca “asbestos” kelimesinden gelir.  Asbestos yerine Latince “lekesis” anlamındaki “Amiantos” kelimesini kullanan ülkeler de vardır. Asbest,  doğal olarak bulunan bir silikat mineralidir. Isıyı iletmemesi yani iyi bir izolasyon maddesi olması nedeniyle kullanımı 2500 yıl öncesine dayanmaktadır. Isıyı ve elektriği yalıtmaktadır. Bunun yanında sürtünmeye ve asit gibi maddelere dayanıklıdır. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren yaygın olarak kullanılmaya başlamış ancak  20. yüzyılın ortalarında, insan sağlığına çok ciddi zararlar verdiği saptanmıştır.

Asbestin Kullanım Alanları

Finler, 4.000 yıl önce asbest karışımı killerden çanak, çömlek gibi kaplar yapmışlardır. Asbest, 3 binden fazla alanda kullanılmaktadır.  Özellikle gemi, uçak, otomobil sanayiinde,  makine konstrüksiyonlarında yağlayıcı madde ve sızdırmazlık elemanı olarak, inşaat sektöründe, ısı ve ses izolasyonunda yaygın olarak kullanılmaktadır.

Asbest Türleri

Doğada bulunan haliyle asbest
Doğada bulunan haliyle asbest
Beyaz Asbest (Krisotil)

Beyaz asbest olarak bilinen krisotilin kullanımı birçok ülkede tamamen yasaklanmıştır. ABD’de ve bazı Avrupa ülkelerinde çok kısıtlı kullanımına izin verilir. Oldukça esnek olduğu için kumaş yapımında da kullanılabilir. CAS no’su 12001-29-5’tir evlerin çatılarında ve oluklu çimentolu çatı malzemelerinde kullanılmaktadır.

Kahverengi Asbest (Amosit)

Kahverengi asbest olarak bilinen amosit daha çok Afrika’da çıkarılır. Kimyasal formülü Fe7Si8O22(OH)2 olan amosit de diğer asbest türleri gibi çok tehlikelidir. CAS no’su 12172-73-5’tir.

Mavi Asbest ( Krosidolit )

CAS no’su 12001-28-4 olan krosidolit,  Afrika ve Avustralya’da çıkarılır. Kimyasal formüllerinden biri Na2Fe2+3Fe3+2Si8O22(OH)2 olan krosidolit, en tehlikeli asbest türü olarak bilinir.

Doğada krisotil, amosit ve krosidolit dışında başka birçok türü bulunmaktadır.

Asbestin İnsan Sağlığına Zararları

Asbeste maruz kalma: Asbest-Mezotelyoma
Asbeste maruz kalma: Asbest-Mezotelyoma

Son derece kanserojen bir maddedir. Solunum yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açar. Uzmanlar cilde nüfuz etmesinin de mümkün olduğunu düşünmektedirler. Asbestin neden olduğu hastalıkların bazıları, akciğer zarları arasında sıvı toplanması, kireçlenme, akciğer zarı kalınlaşması ve akciğer dokusunda bağ dokusu oluşumu gibi selim hastalıklardır. Ayrıca ciltte yaralara neden olabilir.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı, her yıl dünyada kanser yapıcı maddeleri düzenli olarak özelliklerine göre gruplara ayırmaktadır. Ajansın kanserojen maddeler listesinde asbest maddesi, “kesin kanserojen” tanımlanması ile 1. grupta sınıflandırılmıştır.

Fransa’da asbeste bağlı hastalıklardan her yıl 4000 kişi ölmektedir ve sayı giderek artmaktadır. Uzmanlar Birleşik Krallık’ta 1960 ve 70’lerde asbeste maruz kalmış kişilerden 120.000’den fazlasının akciğer kanseri nedeniyle yakın gelecekte öleceğini öngörmektedirler. Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde 90’lı yılların başında üretim ve kullanımı tamamen yasaklanmıştır. Avrupa Birliği’de 2005 yılından itibaren AB’ye üye ülkelerde asbest üretimi ve kullanımını yasaklamıştır.

Geçmişte tersane işçisi olan babasının iş elbiselerinden bulaşan asbest nedeniyle kansere yakalanan genç bir kadın, 2007 yılında İngiliz Savunma Bakanlığı’ndan tazminat almaya hak kazanmıştır.

Asbeste Bağlı Oluşan Hastalıklar

Asbestoz – İlk olarak tersane işlerinde çalışanlarda tespit edilen asbestoz, asbest liflerini çözmeye çalışan vücut tarafından üretilen asidin akciğer zarında oluşturduğu yaralardır. Bu hastalığın kendini göstermesi 10-20 yılı bulmaktadır.

Mezotelyoma – Asbestin yol açtığı en önemli hastalık akciğer zarı ve karın zarı kanseri, yani mezotelyomadır. Batı ülkelerinde yılda her bir milyon kişinin 1-2’sinde saptanan mezotelyoma, Türkiye’de yılda en az 500 kişide görülmektedir. Mezotelyomaya ait en sık rastlanan yakınmalar, ağrı ve ilerleyici nefes darlığıdır. Akciğer röntgeni ve tomografide tipik bulgular saptanabilirse de, kesin tanı için başvurulan standart yöntem akciğer zarı biyopsisidir. Mezotelyoma, erken dönemde tanınıp uygun cerrahi girişim uygulanamadığında, ilaç ya da ışın tedavisine iyi cevap vermeyen ve hastayı kısa zamanda ölüme götüren bir hastalıktır.

Kanser – Asbest, akciğer, gırtlak ve sindirim sistemi kanserlerine yol açmaktadır.

Türkiye’de Asbest Kullanımı

Asbest, Anadolu’nun birçok yöresinde bulunmakta ve halk tarafından kullanılmaktadır. Köylüler, asbesti evlerinin damlarına sermek, evlerini badana yapmak için ve küçük çocuklarda pudra yerine kullanırlar. Amasya bölgesinde ve Kayılar yörüklerinde ise bebekler, höllük toprağı olarak bilinen ısıtılmış asbestle sarılmaktadır. Bu uygulamalar sırasında havaya karışan asbest lifleri yoğun şekilde solunur. Asbest, onu topraktan çıkaran ve kullanan köylülerden başka, asbestin kullanıldığı endüstri alanlarında çalışan işçiler için de çok zararlıdır.

Diyarbakır’ın Çermik ve Çüngüş, Eskişehir’in Mihalıççık, Kaymaz ve Çifteler, Denizli’nin Tavas, Kütahya’nın Aslanapa ve Gediz, Konya’nın Ereğli,Halkapınar, Karaman’nın Ayrancı, Sivas’ın Yıldızeli, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Büyüktatlı ve Şarkışla, Şanlıurfa’nın Siverek Elazığ’ın Maden ve Palu ilçeleri asbeste bağlı hastalıkların sık görüldüğü yerlerdir.

Asbestin, üretim, kullanım, piyasa arzı ile asbest içeren eşyaların piyasaya arzı 31 Aralık 2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türkiye’de yasaklanmıştır.

Alınması Gereken Önlemler

Asbestin sökülmesi dahi uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu alanda çalışan kişiler asbest sökümü ile ilgili eğitim almaktadır.
Bu önlemlerle birlikte asbest bulunan yerleşim yerleri saptanmalı, asbest içeren toprağın halk tarafından kullanılması engellenmelidir.

Kamu ya da özel teşebbüse ait büyük yapıların inşasında her hangi bir nedenle asbest kullanılmışise, bina yıkımında planlı davranılmalıdır. Yıkım öncesi, yıkım sırası ve yıkım sonrası olmak üzere çevre sağlığı kapsamında ve ciddî tehdit altındaki yerleşim birimlerinin yerleri gerekirse değiştirilmelidir.

Halk, asbestin neden olduğu hastalıklar hakkında eğitilmelidir.

Asbeste bağlı hastalıkların geriye dönük araştırılması yapılarak arşiv oluşturulmalıdır. Asbeste bağlı olarak gelişebilecek hastalıkların detaylıca incelenerek klinik çalışmaları başlatılmalıdır.

Asbestli toprak kullanmaya devam eden aileler (iç-dış sıva malzemesi, badana, çanak-çömlek yapımı vs.) eğitim çalışmalarıyla bilinçlendirilmeli, asbestle badana yapılmış evlerin duvarları plastik boya ile yeniden boyanmalıdır.

Mezotelyoma riski taşıyanlar belirlenmeli ve bunlar yakından izlenmelidir.
Doktorlar asbestin neden olduğu hastalıklar konusunda özel olarak eğitilmelidir.

Kaynakça
Asbestos in the World

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

1 Yorum

  1. Ankara’daki asbest sökümü skandalı ile ilgili Melih Gökçek hakkında dava açılması gerekli…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir