Atatürk’ün Çevre ve Doğa Sevgisi

Atatürk'ün Çevre ve Doğa Sevgisi

Atatürk’ün Çevreye Verdiği Önem. Atatürk’ün Çevre ve Doğa Sevgisi

Atatürk, doğayı ve ağacı çok seviyordu. 21 Aralık 1919 yılında Ankara’ya gelen Atatürk, burayı az ağaçlı bulmuş ve üzüntüsünü dile getirmişti. Orman yetiştirmeyi çok istiyordu. Onun için her ağaç, özenle yetiştirilmesi gereken yeni, değerli birer varlıktı. Diktiği ağaçların yetişip büyüdüğünü
görmek onu çok sevindiriyordu. Atatürk 1925 yılında kendi aylığından masraflarını karşılamak suretiyle “Atatürk Orman Çiftliği’nin” bu günkü yerini satın almıştır.

O yıllarda bu toprakların ortasından demiryolu geçmekteydi. Bataklıktı ve ekilmeyen yani boş araziydi. Atatürk, toprağa karşı da zafer kazanabileceğini de kanıtlayarak çiftliği burada kurdu.
Ankara’da yaşayanların yakından bildiği gibi bu alanlar şimdi yeşillik içerisindedir. Atatürk’ün bizzat dikiminde bulunduğu ağaçlar büyümüş, çevreyi güzelleştirmiş ve insanlara oksijen sağlayan ferah doğa güzelliğine bürünmüştür.

Atatürk'ün Ağaç SevgisiAtatürk’ün doğa sevgisi, babası öldükten sonra annesi ve kardeşi ile birlikte dayısının çiftliğine yerleşmesiyle başlamıştır. Atatürk burada çiftlik işleriyle uğraşmış, yeşilliğe, doğaya ve toprağa sevgi duymuştur. Onun bitki ve hayvan sevgisinde çocukluğunun geçtiği bu çiftliğin önemli rolü vardır.

Atatürk’ün Doğa ve Ağaç Sevgisiyle İlgili Bir Anı

Afet İnan, Atatürk’ün doğaya verdiği önemle ilgili şu anıyı anlatmıştır:
Çankaya Köşkü’nden Meclis binasına giderken o günün Ankara’sında bir tek iğde ağacı vardır. Mustafa Kemal her gün iğde ağacının önünden geçerken arabayı yavaşlatıyor ve ağacı selamlıyor. Bir gün; bakın bu benim.. derken, o ağacın yerinde olmadığını görüyor. Büyük bir telaşla otomobili durdurup iniyor. Orada bulunan işçilere; “Ne oldu, buradaki ağaca?” diyor. “Efendim, yolu genişletmek için ağacı kestik.” cevabını alıyor. Arabasına dönen Mustafa Kemal ağlamaya başlıyor. Bunun başka yolu yok muydu? diye.”

Atatürk’ün çevre ve doğa sevgisi sadece Ankara’ya has bir sevgi değildi. “Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya değer” diyen Atatürk’ün özlemi tüm ülkeyi ağaçlandırmak, yeşillendirmekti.

Atatürk’ün yakın ilgisi ve sevgisiyle Yalova yeşillik içerisinde bir cennet köşesi haline gelmiştir. Yalova kaplıcalarının yeşil cennet diyarı ve çam ormanları, Atamızın çabaları ile meydana gelmiştir.

Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış konuşmasında; doğal varlıklarımız olan ormanların korunması, dengeli ve tekniğe uygun şekilde işletilmesini istemiştir. Atatürk’ün ormanlara verdiği önem, yeşillikler içerisindeki bir doğa özlemi ömrünün sonuna kadar sürmüştür.

Atatürk, yaşamın her alanında olduğu gibi orman, ağaç, bitki örtüsü kısaca tüm doğayı koruyan ve ülkesinin çocuklarına armağan etmek için ömür boyu mücadele eden eşsiz bir önderdi…

Bilgitor

You May Also Like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.