Cumhuriyet Fazilettir (Erdemdir)

Cumhuriyet Fazilettir (Erdemdir)

İlkokul ve ortaokul boyunca –çok kitap okuyan bir öğrenci olmama rağmen- anlamını tam olarak kavrayamadığım nadir sözlerden biriydi bu söz. Gerçi o zamanlar babam öğretmen olduğu için bu sözün anlamını ona da sorabilirdim. Ancak soru sormanın, anlamanın başlangıcı olduğunu bilen birisi olarak bu sözün anlamını sorgulamamış olmamı şimdilerde anlayabiliyorum. Sorgulamak, kavramanın (anlamanın) başlangıcıdır…

Bu söz genelde bizde, Atatürk’ün söylemiş olduğu bu biçimiyle bilinir. Atatürk Aydınlanmanın Türk Büyük Elçisidir. Bu nedenle daha 18.YY’da (Batı’da Aydınlanma dönemi) bu sözün anlamı batıda Montesquieu tarafından ifade edilmiş iken bu sözü kavrayan, içselleştiren büyük deha Atatürk Cumhuriyet’i ilan etmiş ve ardından 1925 yılında aynı sözü kendisi de ifade etmiştir.

Montesquieu’ya göre, “Her yönetim, varlığını sağlayan bir ilkeye dayanır. Demokrasinin ilkesi de siyasal erdemdir”. Erdemli olmak ise :

  • Yurt sevgisini, yurt çıkarlarını kişisel çıkarlardan üstün tutmayı
  • Bencillikten, tutkulardan, hırs ve isteklerden, aç gözlülükten uzaklaşmayı
  • Yasalara saygı duymayı
  • (En önemlisi de) Eşitliği sevmeyi

gerektirir.

İşte Montesquieu’nun bu görüşünü alıp içselleştiren ve kendi görüşlerini de buna ekleyen Atatürk : “Cumhuriyet ahlak faziletine dayanan bir yönetimdir. Cumhuriyet erdemdir. Cumhuriyet yönetimi erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık ise korku ve tehdide dayanan bir yönetimdir. Bu nedenle de korkak, alçak,  sefil ve rezil insanlar yetiştirir” demektedir. Yani Atatürk için Cumhuriyet yalnızca siyasal bir erdem değildir, kişisel anlamda da erdemli insanların yetiştiği bir yönetim şeklidir.

Peki erdemli insanları yetiştirmek nasıl sağlanacaktı? İşte Montesquieu yine  18. yy. da bunu görmüştür.  “Gençlere, çocuklara yurt çıkarları karşısında sürekli olarak kişisel çıkarları bir kenara itmek demek olan yasalara saygı ve yurt sevgisini aşılamak gerekir. Bunun için de eğitim önemlidir. Bir şeyi elde tutmak için onu sevmek gerekir. Demokrasiyi elde tutabilmek için de sevgi gereklidir ”

Eğitimle cumhuriyet bilinci ve sevgisi aşılamak… Peki 95 yılda ne derece bunu sağlayabildik? Görüldüğü kadarıyla bu konuda pek başarılı olduğumuz söylenemez.  Cumhuriyet’in ilk yıllarında yapılan çalışmalar (köy enstitüleri vs.) zaten esasta bu sevgiyi (yurt sevgisini) artırmayı ve aydınlanmayı sağlamak içindi. Başarı da sağlandı. Ancak Atatürk’ün ölümünden sonra bilerek (kasten) ya da bilmeyerek yapılan hatalar (örneğin sevgi yerine korkuyla törenler yaptırmak gibi) bırakın cumhuriyeti benimsetmeyi bazılarında cumhuriyet düşmanlığına da yol açabilmiştir. Zaten cumhuriyet kurulurken dahi karşı olanlar vardı ve bu “erdemsizler” zamanla yanlış politikalar sonucu daha da güçlenebilmişlerdir.

Ancak şu unutulmamalıdır ki cumhuriyet öyle bir tohumdur ki bir kere ekilsin, artık bu tohum hiçbir zaman yok olamaz. Çünkü erdemli insanlar var oldukça tohum da sürekli var olmaya devam edecektir. Yapılması gereken ise “cumhuriyetimizi nasıl daha halkçı ve eşitlikçi bir hale getirebiliriz.” sorusunu yanıtlayarak bu doğrultuda ileriye doğru gidebilmektir.

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

Alpay KOZAN

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.