Damad Ferit Paşa Kimdir? Tarihteki Önemi, Kariyeri ve Kişiliği

Damat Ferit Paşa

Damat Ferit Paşa;  4. Mehmed saltanatında 4 Mart 1919 – 30 Eylül 1919 ve 5 Nisan 1920 – 17 Ekim 1920 tarihleri arasında toplam 13 ay on beş gün sadrazamlık yapmıştır. Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki ulusal kurtuluş hareketine muhalefetinden dolayı, savaştan sonra Yüzellilikler listesine alınmış ve vatan haini ilan edilmiştir. 1922 yılında yurt dışına kaçmıştır.

Damat Ferit Paşa’nın Sadrazamlık Dönemi

Damat Ferit PaşaTevfik Paşa kabinesi, 3 Mart 1919’da istifa etti. Tevfik Paşa, yıpranmış ve savaş sonrasında kurulan kabinesi, galip devletlerin çeşitli baskıları karşısında etkisiz kalmıştı. Aynı zamanda VI. Mehmet Vahideddin’in kayınbiraderi olan Damat Ferit Paşa, sadarete getirildi.

Yunanlar’ın İzmir’i işgaliyle, 15 Mayıs’ta Ferit Paşa hükûmeti istifa etti. Ancak yeni kabineyi kurmak için aynı gün tekrar görevlendirildi. Paris Barış Konferansı’nda Türk delegasyonun uğradığı şiddetli muamele, paşayı 20 Temmuz’da tekrar istifa ettirdi. Ancak ertesi gün üçüncü defa başbakanlığa getirildi.

Sivas Kongresi’nde Müdafaa-yı Hukuk hareketinin Anadolu’da yönetimi ele geçirmesiyle birlikte,  Ferit Paşa kabinesi üçüncü kez istifa etti.  Ali Rıza Paşa hükûmeti işbaşına geldi ve Sivas Kongresi’nin isteği doğrultusunda genel seçimlerin yapılmasına karar verildi.

Ferit Paşa; yedi ay süren ilk üç hükûmeti döneminde İstanbul’u işgal altında tutan İtilaf Devletleri’nin isteklerini yerine getirdi. Bu arada İttihat ve Terakkî rejiminin izlerini silmeye yönelik bir siyaset izledi. Eski İttihat ve Terakkî liderlerinin birçoğu tutuklandı.  Savaş suçları mahkemesi kurularak; Ermeni tehcirindeki görevinden ötürü yargılanan, Boğazlıyan kaymakamı Kemal Bey’in idamına karar verildi. İzmir’in işgaline karşı oluşan geniş ulusal refleks karşısında hükûmeti mesafeli oldu.

Sivas Kongresi’nde başlayan ulusal isyana karşı Ahmet Anzavur adlı bir Çerkez çetecisinin yönetiminde Kuvâ-i İnzibatiye adıyla derme çatma bir zabıta gücü oluşturuldu.  İngiltere’ye yaranmak için 90.000 sandık cephane denize döktürüldü. Damat Ferit Paşa’nın bu hareketleri milletin büyük tepkisini çekti.

Meclis-i Mebusan, 16 Mart 1920’de işgal kuvvetlerince basıldı ve iki gün sonra tatil edildi. Bu krizde Damat Ferit Paşa bir kez daha sadrazamlığa getirildi. 5 Nisan 1920’de kurulan ve 17 Ekim 1920’de sona eren bu son hükûmet döneminde Ferit Paşa, fiilen tükenmiş bir yönetime başkanlık etti.  San Remo Konferansı’ndan sonra Paris’teki barış görüşmelerinde de Osmanlı delegasyonunun söz hakkı kalmamıştı. 11 Nisan 1920’de Mustafa Kemal ve arkadaşları aleyhine çıkarılan idam fetvası ve 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşması’nın imzalanması, Damat Ferit Paşa’nın altı buçuk ay süren son sadrazamlık döneminin önemli olaylarıdır.

Şeyhülislam Dürrüzade Fetvası

Damat Ferit Paşa, İngilizlerin baskısı ile Şeyhülislam’dan Kuvâ-yı Milliye hareketine katılanlar için fetva çıkarmasını istedi. Böylece Kuvâ-yı Milliye hareketinden herkesin eşkiya olduğu ve öldürülmelerinin meşru ve farz olduğu şeklindeki fetva çıkartılmış oldu. Damat Ferit Paşa, Dışişleri bakanı olduğu dönemde İngiliz baskısı altında bu talebi kabul ve taahhüt ettiğini açıklamış ve sadrazam olunca da taahhütünü yerine getirmiştir. Fetva Dürrizade Abdullah Beyefendi tarafından 11 Nisan 1920 tarihinde yayınlandı.

Kurtuluş Savaşı, Anadolu’da büyük bir destek ve kararlılıkla sürmekteydi. İtilaf Devletleri temsilcileri, Millî Mücadele liderleriyle anlaşmaktan başka çare kalmadığını düşününce saraydan Damat Ferit Paşa’nın istifasını istediler. Bunun üzerine Ferit Paşa kabinesi 17 Ekim 1920’de istifa etti.

Damat Ferit Paşa, Millî Mücadele’nin zafere ulaşması üzerine, 21 Eylül 1922’de Avrupa’ya kaçtı. 6 Ekim 1923’te Fransa’nın Nice şehrinde öldü.

Damat Ferit Paşa’nın Kişiliği

Vahdettin’in kızı Sabiha Sultan’ın anılarına göre:

“Çok azametli ve haris bir zat olan Ferit Paşa Baltalimanı’ndaki yalıyı bir saray teşrifatına sokmuş, suareler, yemekler, sefirli toplantılar tertiplemiş ve yemeklere bile kendisi smokin, halam Mediha Sultan açık dekolte tuvaletle inmeye başlamışlardır. Hiç unutmam. bir gün halamı ziyarete gittiğimde salona aldıkları zaman halam bir koltukta oturuyor ve Ferit Paşa da ona org-piyanoda Haydn çalıyordu. Bunun bir gösteriş, tesir yapmak için bir mizansen olduğundan eminim.”

Son sadrazam Tevfik Paşa’ya göre Ferit Paşa “alafrangalıkta Frenkleri bile geçmiş idi.”  Vefatında Tevhid-i Efkâr gazetesinde çıkan bir yazıya göre:

“Londra’dan avdetinde alafrangalaşmış ve nihayet adeta Müslümanlığa düşman kesilmişti. Evindeki erkek ve kadın hizmetçileri kâmilen Rum idi. Sözlerinde, nutuklarında, yazılarında hep Yunan ve Latin darbımesellerinden, hurafatından ve rivayetlerinden (mitolojisinden) bahsederdi. (…) Hulasa tamamen garpleşmiş, fakat milliyet hislerinden tamamen mahrum kozmopolit ruhlu bir adam idi.”

Sultan Vahidettin’in kızkardeşi ile evli olan Ferit Paşa hakkında “Dünyada üç mel’un vardır. Bunlar bir sacayağıdır. Biri bizim hemşire, biri zevci olan Ferit, biri de oğlu Sami” dediğini, saray başkâtibi olan Ali Fuat Bey anlatır.

Aktif Link vererek paylaşılabilir..
Bilgitor

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir