Dünyadaki İlk Kadın Hareketleri

Dünyadaki İlk Kadın Hareketleri

Dünyadaki ilk kadın hareketleri Dünyada kadınların hak alma mücadelesinin de temelini oluşturdu.
Örneğin kadınlar ilk kez 19 Eylül 1893 tarihinde, Yeni Zelanda’da seçme ve seçilme hakkını elde etti. Kadının sesi ilk olarak 19. yüzyılda üç alanda duyulmaya başlandı. İlk olarak eğitim
alanında önce orta öğretim sonra üniversite genç kızlara kapılarını açtı. Yasal alanda, evli
kadınlar 1882 yılında kendi mal varlıklarını yönetebilme, 1886 yılında eşlerinden
boşandıklarında çocuklarının yanlarında alıkoyabilme hakkını elde ettiler. Ama politika
alanında, istedikleri söz hakkını elde edemediler. İngiliz gazetesi Daily Mail, onları küçük düşürmek ve alay etmek için “ sülfatla” adını taktı.

Süfrajetler, 19. Yüzyıl başında İngiltere’de seçme ve seçilme hakkı isteyen kadınlardı. Bu kadınlar gerçekten cesur olduklarını, kendilerini sarayların parmaklıklarına zincirleyerek, kiliseleri, evleri ve posta kutularını yakarak kanıtlıyorlardı. Ama yürütülen kampanyalara rağmen gerekli kamuoyunu oluşturamadıkları için bu arzularını gerçekleştiremediler.

Süfrajetler kendilerini kadın haklarına adayan kadınlar için küçümseme amacıyla kullanılan bir terim olması bir yana günümüzde feminizm hareketini benimseyen ya da destekleyenlerin aynı dünya görüşüne sahip olduğunu belirtmek gerekir. Bu açıdan Süfrajetlerin çabaları, Dünyadaki ilk kadın hareketleri olma özelliği taşımaktadır.

Holloway Hapishanesine atılan kadınlar zorla besleniyorlardı. 1913 yılından itibaren “kedi ve fare” yasası adını verdikleri bir yasaya göre hayati tehlikede olanlara karşı daha yumuşak davranılıyor ve serbest bırakılıyorlardı. İyileştikleri zaman tekrar hapse atılıyorlardı.

İngiltere dünyada bir örnek oluşturmuştu. Daha sonra Avrupa’nın diğer başkentlerinde de
(Viyana, Paris) feministler oy hakkı istemek için gösteriler yaptılar. İngiltere’de 6 Şubat
1918’ de kabul edilen bir kanunla, 30 yaşındaki ve 30 yaşını geçmiş kadınlara oy kullanma
hakkı verildi. Seçim yasalarındaki bütün ayrımcılığın kalkması ve 21 yaşına gelmiş herkesin
erkekler gibi oy kullanma hakkına sahip olması için 1928 yılına kadar beklemeleri
gerekmişti.1919 yılında Lady Astor, kocasının yerine seçilerek Avam Kamarasına giren ilk
seçilmiş kadın olmuştu.

Dünyadaki ilk kadın hareketleri, insanlığın hak arama mücadelesinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. öte yandan genel bir ifade olan insan hakları içerik olarak kadınları,yaşlıları ya da engellileri kapsarken, özellikle kadın hakları için ek mücadeleler verilmiştir. Dünyadaki ilk kadın hareketleri, çalışma süreleri ve diğer önemli hakların kazanılması için ödenen ağır bedeller gibi sonuçlar doğurmuştur. Bu nedenle tüm hak arama  mücadeleleri gibi evrensel ve insanlık yararına çabalar olarak tarihin sayfalarında yer almıştır.

Aktif Link: Dünyadaki İlk Kadın Hareketleri

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir