Düyûn-ı Umûmiye Nedir? Mali Yapıya Etkileri

1881-1939 yılları arasında Sultan II. Abdülhamit döneminde, Osmanlı İmparatorluğu’nun dış borçlarını denetlemek için kurulan Düyun-u Umumiye, “Genel Borçlar” anlamına gelmektedir. Tam olarak Düyun-u Umumiye-i Osmaniye Varidat-ı Muhassasa İdaresi olan bu kurum, Osmanlı İmparatorluğu maliyesi ve ekonomisi üzerinde önemli rol üstlenmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, Kırım Savaş’ının mali yükünü karşılamak üzere ilk kez padişah Abdülmecid döneminde dış borçlanma yoluna gitmiştir. Borçlanma beklendiği gibi mali olarak bir düzelmeye neden olmadığı gibi savaş sonrasında da borçlanma alışkanlığına dönüşmüştür. İlk dış borçlanma da 24 Ağustos 1854 tarihinde gerçekleşmiştir. Bir İngiliz bankerinden alınan 200 bin sterlin borç ilk borçtur. Bundan sonra Osmanlı 15 ayrı dış borçlanma yapmış ve bu borçlanmalar 1874 yılına kadar sürmüş, 239 milyon lira borç yapılmış fakat hükümetin eline yalnızca 127 milyon lira geçmiştir.
Osmanlı İmparatorluğunun, yaşanan her ekonomik sıkıntıda dış borç alma kolaycılığı yanında alınan borçların verimli kullanılmayışı sonucunda geri ödeme zorluğu başladı. 1874 yılına gelindiğinde, Osmanlı ekonomisi ana borçların ödenmesi bir tarafa faizleri bile ödeyemez duruma düşmüştü. Devlet ekonomik iflasın eşiğine geldi

Bu tablonun giderek derinleşmesi üzerine Osmanlı İmparatorluğu bir kararname ile vadesi gelen borç taksitinin ancak yarısını ödeyeceğini açıkladı. 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı yıllarında devlet yeni bir mali bunalıma düştü. Galata Bankerleri ve Osmanlı Bankası’ndan alınmış olan iç borçların ödeyemeyeceği açıklandı.

Borçları ödeyemeyen Osmanlı İmparatorluğu, sonunda alacaklılarla masaya oturan anlaşma yoluna gitti. 1879’da damga vergisi, alkollü içki, balık avı, tuz, tütün ve ipekten alınan vergilerin 10 yıl boyunca iç borçlar karşılığı olarak alacaklılara devretti. Alacaklı Avrupa ülkelerin dayatması sonucunda, 1881 yılında da alınan söz konusu vergilerin tüm geliri iç ve dış borçlara ayrıldı. Bu vergileri toplama ve alacaklılara ödeme görevi de yeni kurulan Düyun-u Umumiye İdaresi’ne verildi.

Bu kurumun işlevi Osmanlı İmparatorluğu’nu yarı sömürge seviyesine indirmek olmuş ve dış borçlara bağımlı hale getirmiştir. Kurumun vergi gelirlerini denetlemesi yetkisine Lozan Antlaşması ile sona verdirildi. Ancak borçların alacaklılara paylaştırılması görevi devam etti.
Osmanlı İmparatorluğu’nun bu borçların büyük bir bölümü Türkiye Cumhuriyeti tarafından ödenmek zorunda kalmıştır. Borçların küçük bir kısmı ise İmparatorluk topraklarında kurulan devletler arasında paylaştırılmıştır.

Düyun-u Umumiye’ye olan borcun son taksiti ancak 1954 yılında bitmiştir. Borçlanma döneminde 1881’de Tunus Fransa tarafından işgal edildi. Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla daha da değerlenen Mısır, Uzak Doğu’daki sömürgelerine giden yolun güvenliği için 1882’de Birleşik Krallık tarafından işgal edildi. Bosna-Hersek, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu topraklarına katıldı. Bulgaristan 1908 yılında bağımsızlığını ilan ederken, aynı sene Girit halkı da Yunanistan’a katıldığını açıkladı.

Bilgitor

Yazar Hakkında bilgitor

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

1 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.