Feminizm Nedir, Feminist Kime Denir?

Günlük konuşmada anlamlı kullanıldığı gibi yerinde kullanılmayan kavramlardan biri de feminizmdir. Feminist ve feminizm kavramlarını mümkün olan en kısa ve anlaşılır şekilde açıklamaya çalışalım…

İlk kez Charles Fourier tarafından kullanılan “Feminizm” kavramı, kadınların başta siyasal, sosyal ve ekonomik haklar olmak üzere hak eşitliğini savunmaktır. Düşün adamı Fourier, insanlığın gelişmesi için kadınlara daha fazla özgürlük verilmesini savunmuştur. Feminizm, kadın erkek arasındaki eşitszliklerin giderilmesi amacıyla gelişen bir harekettir. Kadın haklarınının tanınması, varolan haklarının kullanılması ve korunması, böylece eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını talep etmektedir. Bireysel bir çıkış değil, kitle örgütlerinin toplumsal hareketlerinden güç alır. Kadının sağlık, eğitim, hukuk ve sosyal hayatı yanında inançları, değerleri ve dünya görüşü noktasında haklarının korunması feminizmin hedeflerindendir. En genel tanımıyla feminizm, kadınların maddi ve manevi haklarını erkeklerle eşit olmak şartıyla kullanmasını savunan bir görüştür. Feminizm sadece kadınların değil, demokratik haklar ve insan hakları konusunda duyarlı olan herkesin savunduğu bir görüştür.

Feminizmin tarihi gelişimi

Feminizm, teorik olarak ilk defa 18. yüzyılın sonlarında aralığında temel haklar kategorisinde gündeme gelmiştir. Ataerkil geleneklerin hüküm sürdüğü dönemde, temel haklara sadece erkeklerin sahip olduğu kabul görmekteydi. 1793 yılında Fransa da Olympe de Gouges bu durumu protesto etti. Gouges İnsan Hakları olarak görünen “Erkek Hakları”nın on yedi maddesinin kadınlara uyarlanmasını önerdi. Onun “Eğer kadının idam sehpasına mahkûm olma hakkı varsa, tribünden izleme hakkına da sahip olmalıdır.” sözü belleklerde yerini aldı. Fransa’da kadınların elde ettiği haklar bir ilk olmuştur.

19. yüzyılın son yıllarına doğru Avrupa’nın bir çok ülkesinde; Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya’da dalga dalga kitlesel kadın hareketleri başladı. Erkeklerle siyasal olarak eşit haklara sahip olma isteği, aynı iş için erkeklerle eşit ücret alma isteği ve kadınların da üniversiteye gidip her işte çalışma isteği bu hareketin ruhu olmuştur. Feminizm akımı 19. yüzyılın sonlarına kadar birçok ülkeyi etkiledi. Bundan önce üniversitelerde erkeklere oranla daha az kadın eğitim almaktaydı. Kadınlara seçme hakkı, ilk olarak 1893 yılında Yeni Zelanda’da tanındı, 20. yüzyılda iyice yaygınlaştı. Sovyetler Birliği 1917 ekim Devrimi sonrası, Amerika ve Büyük Britanya’da 1. Dünya savaşı döneminde kadınlara seçme hakkı verdiler. Fransa ve İtalya gibi başka ülkeler ise kadınlara seçme hakkını II. Dünya Savaşı’nın sonunda vermeye başladılar.

Feminist Kime Denir?

Toplumsal, etik ve düşünsel alanlardan oluşan feminizmin temeli kadın özgürlüğüne dayanır. Feminizmi savunarak, gereklerini yerine getiren kişilere feminist denmektedir. Feminist hareket, bu düşünceyi benimseyen ve savunan kişilerden oluşan kitle hareketidir. Feministlerin çoğunluğu toplumsal cinsiyet ve cinselliğe ilişkin toplumsal dinamikleri analiz etmeye odaklanmıştır. Feministler cinsiyet eşitsizliği ile kadın hakları ve kadın sorunlarını araştırıp,  bu amaçlara uygun tutum sergilerler.

Feminist hareket içinde kadın ve erkeğin eşitliğini savunan gruplar yanında radikal yaklaşımlara sahip olanlar da vardır. Bunlar kadının biyolojik ve duygusal olarak erkeğe üstün olduğunu hatta erkeğin “tamamlanmamış kadın” olduğunu savunmaktadırlar.

Bilgitor

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.