Giritli Ali Aziz Efendi Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Diplomat, Yazar ve şair Giritli Ali Aziz Efendi 1749 yılında Girit’te doğdu. Babası Girit Defterdarı ve tarihçisi Mehmed Efendi’dir. Eğitimini Girit’te tamamladı. Babasının ölümüyle birlikte miras olarak kalan yüklü serveti harcadıktan sonra İstanbul’a gitti. Hassa silahşörleri arasına katıldı. Valide kethüdası olan hemşehrisi Yusuf Ağa’ya bağlandı ve onun yardımı ile Sakız Adası’na vergi tahsildarı olarak atandı. Bir süre sonra da Belgrad’a gönderildi ve orada iki yıl süreyle devlete ait bazı mülklerin satışına başarıyla eşlik etti. Buradaki başarılarından dolayı mir-i miranlık payesi ile 1797’de Berlin büyükelçisi olarak atandı. Böylece Osmanlı İmparatorluğunun Prusya devleti nezdinde sürekli ve yerleşik mahiyette ilk sefiri unvanına sahip oldu. Ali Aziz 29 Ekim 1798 tarihinde Berlin’de vefat etti.

Giritli Ali Aziz Efendi’nin Eserleri

Muhayyelat

Orijinal adı “Muhayyelât-ı ledünni-i ilahi-i Giridî Ali Aziz Efendi” olan ve kısaca Muhayyelat şeklinde anılan ünlü eseridir. Ali Aziz Efendi, hikayeleri kendine özgü bir biçimde anlatmıştır. Bu esere 1770’li yıllarda başladığı ve 1797’de tamamladığı düşünülmektedir.

Hayal ile gerçeğin, sözlü kültürle yazılı kültürün ve maceralı hikayelerin iç içe geçtiği, efsunların, ifritlerin, dervişlerin, aşıkların kol gezdiği fantastik özelliklere sahip olan eser geleneksel hikaye ile modern anlatma tarzı arasında bir yere sahiptir. Bu yönüyle Türk edebiyatında modern çağa geçişte önemli bir yere sahiptir. “Birinci, İkinci, Üçüncü Hayal” başlıkları altında müstakil üç bölüm halinde yazılmıştır. Doğu hikaye tarzının temel tekniklerinin kullanıldığı eserde hikaye içinde hikaye sistemi esas alınmış olup, kahramanlarına kitap bitinceye kadar kısa atıflar içinde rast gelinmekte ve böylece konu bütünlüğü sağlanmaktadır. Sade bir dil ve yalın bir üslup kullanılan eser ilk defa 1852’de, daha sonra Muhayyelat-ı Aziz Efendi başlığı altında Mekteb-i Harbiye-i Şahane matbaası tarafından 1867’de, ardından da İzzet Efendi Matbaası tarafından 1873’te İstanbul’da basılmıştır. Eserin bir bütün olarak veya ayrı ayrı bölümler halinde günümüz Türkçesine uyarlanmış versiyonları yakın geçmişte çeşitli yayımcılar tarafından yayınlanmıştır.

Şiirde binlerce beyti ezberlemiş olmasıyla kendi çağında nam salmış olan Ali Aziz’in Muhayyelat’tan başka Varidat isimli tasavvuf içerikli bir eseri, Türkçe ve Farsça şiirleri bulunmaktadır. Muhayyelat´ın önsözünde Avrupalı bilginlerin sorularına cevaben yazdığından bahsedilen risale ise henüz bulunamamıştır.

Muhayyelat’ın etkileri geniş olmuştur. Ahmet Mithat Efendi’nin Çengi adlı romanının temelinde de “Muhayyelât”a göndermeler bulunmaktadır. Romanın kahramanı Daniş Çelebi’nin gerçeklerden kopmasına “Muhayyelât”ı okuması neden olmaktadır. 19. yüzyıl Türk şiirinin en önemli isimlerinden Muallim Naci’nin şiirlerinde “Naci” takma adını kullanmasına da Giritli Ali Aziz Efendi’nin Muhayyelat’ında yer alan bölümlerden biri olan “Kıssa-ı Naci” hikayesinin doğrudan etkisi vardır. 19. yüzyılda kaşif ve 1001 Gece Masalları’nın en tanınmış çevirmenlerinden Richard Francis Burton Muhayyelat’a atıfta bulunmuş, 20. yüzyılda Avusturyalı Türkolog Andreas Tietze Muhayyelat hakkında bir çalışma yayınlamıştır.

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir