Kalp Hastalıklarında Kök Hücre Tedavisi

İnsan vücudunda bulunan çok sayıda farklılaşmış,  ciddi hasar görmüş ya da hastalanmış hücre söz konusu ise doğal yollarla yenilenemezler. Kök hücreler bu hastalanmış ya da hasar görmüş hücrelerin yerine sağlıklı ve işlevsel hücreler oluşturmak için kullanılırlar. “Hücre tedavisi” olarak adlandırılan hastalıklı hücrenin sağlıklı hücre ile yer değiştirmesi işlemi organ nakline benzer, tek fark bir organ yerine hücrenin nakledilmesidir.

Kök hücre tedavilerinin kullanıldığı hastalıklar giderek artmaktadır. Bunlardan birisi de kalp hastalıklarıdır.  8 yıl kadar önce Willerson ve arkadaşları kök hücrelerin kalp kası yetmezliklerinde kullanılmasına yönelik çalışmaları başlatmışlardır. Willerson hayvanlarda bu uygulamanın güvenilir olduğunu ve kalp kası işlevinde düzelmelere yol açtığını bildirmiştir.

Rio de Janeiro’da bulunan Brezilya Procardiaco Hastanesi ve Federal Üniversitesi ve Amerika Birleşik Devletleri Houston Texas Üniversitesi Sağlık bilimleri merkezinde 21 Brezilyalı hasta üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada ileri derecede kalp kası yetmezliği görülen hastalarda, kalp kasına kök hücre naklinin güvenilir ve kullanışlı bir tedavi yöntemi olduğu doğrultusunda sonuçlar elde edilmiştir.

Bu çalışmanın taraflarının işbirliğinden de anlaşılacağı gibi Amerika’daki hastaların yasal hakları ve ülkedeki tıbbi etik anlayışı nedeniyle çalışma sadece Brezilyalı hastalar üzerinde denenmiştir. Procardiaco Hastanesi etik kurulu ve Brezilya Ulusal Etik Konseyi sadece ağır kalp kası yetmezlik olgularında bu çalışmayı onaylamışlardır. Araştırıcılar bu hastaların ağır yetmezlik tablosunda olduklarını ve bu nedenle yapılan tedaviden başka umutları kalmadığını özellikle vurgulamaktadır.

Bu çalışmada 14 hastaya ortalama iki milyon kök hücre içeren enjeksiyonlar yapılmıştır, tedavi verilmeyen 7 hasta da kontrol grubu olarak kullanılmıştır. Her iki gruptaki hastaya da aynı tıbbi tedavi ve bakım uygulanmıştır. Hastalara işlemden yaklaşık 4 saat önce kendi kemik iliklerinden alınan hücreler uygulanmıştır. Angio yoluyla kas hasarı olan özel alanlar belirlenmiş ve uygulama bu bölgelere yapılmıştır. Uygulamadan iki ay sonra yapılan değerlendirmelerde kök hücre tedavisi uygulanan hastalarda kontrol grubuna göre kalp işlevi açısından ilerlemeler kaydedilmiştir. Tedaviden 4 ay sonra bu ilerlemelerin kalıcı hale geldiği görülmüştür. Brezilyada çalışmanın daha kapsamlı olarak yürütülmesine karar verilmiştir. Tedavi edilen hastalardan 2 tanesi izlem sırasında diğerleri de tedaviyi izleyen 14 hafta içerisinde kaybedilmişlerdir. Hastalara aileleri izin vermediği için otopsi yapılmadığı bildirilmiştir.

Yapılan bu tedavinin kalp kasında ne tür bir değişime yol açtığı bilinmemektedir. Ancak, bu hücrelerin kendisi damar ve kas hücrelerine dönüşebilmekte veya damar ve kas hücrelerinin bölünmesini uyarmakta olduğu düşünülmektedir. Houston’daki araştırmacılar kalp kası yetmezliklerinde kök hücre kullanarak gen nakli yapılması doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedirler.

Amerikan Kalp Derneğinin 2003 yılındaki oturumunda Granulocyte Colony Stimulating factor (G-CSF) adlı sitokinin krizden yakın bir zaman içerisinde uygulanması halinde kalp kası hücrelerinin üremesini uyardığı bildirilmiştir.

2001 yılında Almanya’da Düsseldorf Heinrich Heine Üniversitesinde bir dizi çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalarda kalp krizinden sonra denenen kök hücre tedavisinde başarılı sonuçlar alındığı görülmüştür. Uygulama enfarktüsü takiben ilk hafta içerisinde yapılmıştır. Bu çalışmada 40 akut enfarktüs olgusunda 20 tanesi tedaviyi kabul etmişlerdir.

Sonuç olarak, yapılan klinik çalışmalar kök hücre nakillerinin bazı laboratuar değerlendirmelerinde olumlu sonuçlar verdiğini göstermştir. Bununla birlikte klinik olarak hastanın yararı konusunda kesin bir veri bulunmamaktadır. İlk klinik verilere göre kalp yetmezliklerinde kök hücre nakli veya G-CSF gibi uygulamalar ileri evre yetmezlik olgularından ziyade belki yeni geçirilmiş enfarktüslerde yarar sağlayabileceği düşünülmektedir.

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir