Kısaca Romantizm

Romantizm (Coşumculuk) 19. yüzyıl başlarından ortalarına kadar Avrupa’da bütün sanat dallarını ve felsefeyi etkilemiş entelektüel bir akımdır. Romantizm akımında Fransız İhtilali sonrasında yaşanan sosyolojik gelişmelerin etkileri vardır. Romantizm, Klasisizme tepki olarak doğan bir akım olarak nitelendirilir. Romantizmin Avrupa’daki en önemli temsilcileri arasında: İngiltere’den Lord Byron, Almanya’dan Friedrich Schiller, Goethe, Eichendorff, Ludwig Uhland ve Mörike ilk akla gelenlerdir. Fransa’da Romantizm Lamartin, Hugo, Vigny, Musset, Nerval, Gauter, P. Borel gibi sanatçıları etkilemiştir. İtalya ve İspanya’da romantiklerin etkinliği daha az görülmüştür. Bu ülkelerdeki siyasal gelişmelerin yoğunluğu nedeniyle romantizmin etkileri sınırlı kalmıştır. İtalya’da G. Brechet ve S. Pellico ile Manzoni, büyük bir şair olan Leopardi Romantizmin önemli temsilcilerindendir.

Türk sanatında; Batı edebiyatının etkisiyle ortaya çıkan Tanzimat edebiyatı döneminde (1859-1896) Hugo, Chateaubriand, Dumas yoğun ilgi görmüştür. Yine tiyatroda Goethe ve Schiller etkisi dikkat çeker. Bu dönemin yazarlarından olan Ahmet Mithat, Namık Kemal, Şemsettin Sami, Abdulhak Hamit ve Recaizade Mahmut Ekrem romantizmin etkisinde kalmıştır. Namık Kemal’in İntibah adlı romanı Kamelyalı Kadın’ın etkisi görülür. Aynı şekilde Vatan yahut Silistre’de de Romeo ve Juliet’in etkisi gözlenir.

Edebiyatta Romantizm

Romantizmin, 1800 ve 1850 yılları arasında Avrupa’yı etkileyen belli bir duyarlılığı ifade ettiğini belirtmek gerekli. Edebiyatta Romantizmin çıkış yeri olan Fransa’dan tüm Avrupa’ya yayılması yanında İtalya ve İspanya’aya daha geç girmiştir. Victor Hugo’yla büyük ün kazanan Romantizmin ortaya çıkışı, Klasik edebiyat akımına tepkidir. Sanatçının yaratma özgürlüğü önündeki her şeye karşıdır. Romantiklere göre “En iyi kural, kuralsızlıktır”.  Romantizmde yalnızlık ve doğaya saygısı gibi motifler sık olarak kullanılır. Edgar Allan Poe ve Nathaniel Hawthorne gibi bazı Romantik yazarlarda ise doğaüstü ve insan psikolojisi ile ilgili temalar ağırlıklıdır.

Felsefe ve Romantizm

18. yüzyıl Alman filozofları felsefeyi,  doğa felsefesi ve sanat felsefesi olarak tanımlamıştır. Bir çok önemli filozof romantik olarak nitelendirilmiştir. Ancak felsefede romantik olguyu yetkin olarak Novalis ve Schelling dile getirmiştir.

Müzikte Romantizm

Müzikte, romantizmle beraber yoğun duygusallık ve iç dünyanın yansımaları görülmeye başlar. Orkestra zenginleşerek çeşitlenmiş ve çalgıların tınısı ve rengi ayrıntılı olarak ele alınmıştır.  Almanya ve Avusturya’da romantizmin başlıca örnekleri Beethoven’ın büyük partisyonlarıdır.

Resim Sanatında Romantizm

Resim sanatında romantizm
Resim sanatında Romantizm, biçimden çok düşüncede etkin olması nedeniyle belirli bir biçim (üslup) benimsemedi. Goya, Turner, Delacroix’in coşkunluğu kadar Blake’in yeni klasikçiliği ya da Delaruche’nin kurallara bağlı tarzı, Füssli’nin düşselliği, Biedermeier’in burjuva dünyası romantizmden kaynaklanır. İngiltere’de Edmund Burke’ün başlattığı akım, Gainsbrarough, Reynolds, Reaburn, Lawrence’in büyük portrelerinde kendini göstermiştir. Blake, Blake, J.Martin, S.Palmer’in yapıtlarında da düşselliğin önemi büyüktür. Cozens, Cotman, Constabla gibi manzaracıların şiirsel anlatımı, Turner’da biçimlenip parçalanmasıyla kendini gösteren bir yoğunluk kazandı. İspanya resim sanatında romantizmin temsilcisi Goya’dır denilebilir. Fransa’da Oors ile başlayan romantizm, Gericalt  devam etmiştir. İngiliz Bonington, ABD’den de A. B. Durand ve şair Coleridge’in dostu W.Allston’un adları sayılabilir.

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: