Kobra Yılanı ve Zehiri Hakkında Kısa Bilgi

Kobra, Elapidae familyasına ait yılan türlerinin ortak adıdır. Kobra yılanı çoğunlukla Asya, Avustralya ve Afrika’nın çöllerinde ve kurak, tropik bölgelerinde yaşarlar.

Kobralar sağırdır. Sanıldığı gibi flüt çaldığı için dans etmez. Kobra yılanı, flütün hareketlerinden dans eder.  Kobra türlerine göre uzunlukları 1,2 metre ile 5,8 metre arasında değişmektedir. Zehirli dişleri öndedir. Zehri sinir sistemine yöneliktir ve genellikle felç edicidir. Rivayete göre, Mısır kraliçesi Kleopatra’nın kendini bir kobraya sokturarak intihar etmiştir. Kızgınlık anında boynunu şişirip, düşmanına daha büyük gözükme amacı güder. Kobralar, başlarını yukarıda tutarak ürkütme ve saldırı pozisyonuna geçmeleriyle ünlüdürler.

Kobra yılanları, fare, kertenkele, kuş yavruları ve yumurtaları ile beslenir. Diğer yılan türlerini de avlamada ustadır.  Kobra yılanları genel olarak gündüzleri güneşlenip, geceleri aktif olur.

En Çok Bilinen Kobra Yılanı Türleri

Asya kobrası ( Naja naja ): Kemirgenlerle beslenirler. Çoğunlukla farelerin çok bulunduğu yerlerde görülür. Farelerin insanların yaşam alanlarına yakın yerlerde bulunması nedeniyle ölümlere en fazla neden olan kobra türü Asya kobrasıdır. Yılan oynatan kişilerin tercihi genellikle bu kobra türüdür.

Kral kobra ( Naja hannatı ): Yılan yiyerek beslenen bu kobralar halka açık yerlerde normal şartlarda bulunmaz.  İnsanı ısırması durumunda ise panzehir verilmez ise bir saat içinde ölüme neden olur.

Mısır kobrası ( Naja haje ):  Mısırlıların kutsal yılanı olarak bilindiği için bu ad verilmiştir. Kurak bölgelerde yaşarlar.  2,6 m. Kadar olabilen, açık kahverengi ve siyah ton renkli ve sırtlarında sarı renk bulunan bu kobraların zehiri çok kuvvetlidir. 10 dakika içinde ölüme neden olabilir.

Tüküren kobra ( Naja nigricdlis ):  Afrika’nın kurak bölgelerinde yaşayan, 2-2,3 metre boya sahip bu kobralar;  ısırma yerine genellikle savunma amacıyla ısırmayıp, oluklu zehir dişleriyle zehrini fışkırtır. Arka arkaya 12-20 defa, 2-3 metre uzaktaki kurbanın gözlerine doğru atabilir. İnsanların cildine zarar vermez ancak gözlere geldiğinde su ya da sütle yıkanmalıdır.

Yılan Zehiri ve Kullanım Alanları

Zehirli yılanlar yumurtadan ilk çıktığı andan itibaren zehirli olurlar. Ancak yaşlı yılanlar kadar etkili zehir enjekte yapamazlar. Yeni deri değiştiren yılanlar ile kış uykusundan yeni kalkmış olanlar daha etkili zehire sahiptir.  Yılan zehirleri sağlık sektöründe, besinlerin muhafazasında kullanılabilir. Gözlüklü yılandan elde edilen zehirden yapılan ağrı kesici çok etkilidir. Morfinden daha fazla etkili olan bu zehir, kişilerde alışkanlıkta yapmaz. Yılan zehirleri özellikle çıngıraklı ve engerek yılan zehirlerinin kan pıhtılaşmasını hızlandırıcı etkileri vardır. Bu nedenle tıpta şiddetli kanamalardaki pıhtılaşmayı sağlaması için kullanılır. Malezya engerek yılanından elde edilen zehir dolaşım bozukluklarının giderilmesi, kalp ağrılarının önlenmesi amacıyla kullanılır. Kobra yılanındaki zehirde tümör büyümesini önlemek amacıyla kullanılır.

Kaynak: https://www.yilan.gen.tr/kobra-yilani.html

Sizin İçin Seçtiklerimiz

1 Yorum

  1. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldıray Çete, yılan ısırması konusunda filmlerden insan hayatına giren son derece yanlış uygulamalar olduğuna dikkati çekerek, “Yarayı kesmek, emmek, oraya bir şey sürmek, masaj yapmak gibi. Yılanın ısırdığı yeri kesmeyin, emmeyin” dedi.

    Prof. Dr. Yıldıray Çete, illüzyonist Aref Ghafouri’nin kobra yılanı tarafından ısırılmasının ardından gündeme gelen konuyla ilgili, AA muhabirine açıklamada bulundu. Kobra ısırığının çok da alışık olunan bir durum olmadığını ifade eden Çete, Türkiye’de eğlence amaçlı sahiplenilen kobra yılanlarının insanları ısırmasını, pratik hayatta neredeyse hiç görmediklerini dile getirdi. Ghafouri’nin ısırılmasının, hekimler için de ilginç bir vaka olduğuna değinen Çete, dünyada 2 bin 700’den fazla bulunan yılan türünden üçte birinin zehirli olduğunu bildirdi.

    ‘ISIRILAN NOKTA HAREKET ETTİRİLMEMELİ’

    Yılan ısırdığında ilk verilen reaksiyonun korku olduğunu belirten Çete, korku ve paniğe bağlı bulantı, kusma, baş dönmesi, kendini kötü hissetme gibi durumların gelişebileceğini ifade etti. Sağlık kuruluşuna başvuruna kadar basit, uygulanması gereken önlemlere işaret eden Çete, şunları kaydetti:

    “Atar damardan kan akışını zayıflatacak şekilde sıkmamak, turnike uygulamamak gerekiyor. Elastik bir bandajla atar damarın akımını bozmayacak şekilde bir bandaj üst tarafa yapılabilir. Yılanlar en fazla kol ve bacaklardan ısırır. Yılın ısırdıktan sonra ödem gelişeceği için yüzük ve bilezikler hemen çıkartılmalıdır. Kolu iple istirahate almak ve hareket ettirmeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor. Yılanların zehri kas hareketiyle vücutta daha hızlı yayılır. O nedenle yılanın ısırdığı nokta hareket ettirilmemeli.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: