Maden İşletmeciliği ve Çevre Sorunları

Maden İşletmeciliği ve Çevre Sorunları

Madencilikte ortaya çıkan çevre sorunları ve çevreye verilen zararın giderilmesi için yasal mevzuatın kapsamı ve denetimi çok önemli. Maden işletme aşaması sona eren ocakların, kaybedilen doğal yapının (topoğrafyanın) yeniden kazanılması için yayılacaklar.

Doğal kaynakların ekonomik amaçlı olarak kullanılması teşvik edilirken, bu kaynakların çıkarılması,üretilmesi ve kullanılması süreçlerinde çevresel zararların en aza indirilmesi hedeflenmelidir. Özellikle maden işletmeciliğinde, cevherin çıkarılması sürecinde kullanılan materyaller, insan ve çevre sağlığına doğrudan tehdit olan durumlara neden olmaktadır. Altın madeni işletmeciliği için kullanılan siyanür buna örnektir. Bu maddeler, madenlerin çıkarılması, bulundukları kayaçlardan ayrıştırılması sürecini hızlandırıp kolaylaştırmaktadır. Aynı zamanda en ekonomik yöntem olarak benimsenen bu girişimlerin çevreye, canlıların sağlığına verdiği zarar aynı oranda çok ve hızlıdır.

Maden işletmeleri ve ortaya çıkan çevre sorunlarını değişik başlıklar altında incelemek, sınıflara ayırmak mümkündür. Ancak bu konuyu teknik ölçekte dile getirmek yerine, görülen, insanlar tarafından kolayca fark edilen olumsuzluklar olarak ele almak daha doğru olacaktır.

Her şeyden önce madenlerin yer altından çıkarılması, taşınması,işlemden geçirilmesi ve sanayide kullanılması sırasında çeşitli çevre sorunlarının ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu kabul etmek gerekir. Bununla birlikte madenlerin çıkarılıp, ekonomiye ve üretime araç olarak sunulmasına kadar olan süreçte, çevre duyarlılığı temelli yaklaşım şarttır.

Madenlerin çıkarılması sırasında kullanılan çevreye zararlı maddelerin yerine başka alternatifler tercih edilmelidir. Bu süreçte yüksek kar değil insan ve çevre sağlığı baz alınmalıdır. Siyanür vb maddelerin, tüm canlıların sağlığına büyük bir tehdit olduğu ve esasen uzun vadede, madenlerden elde edilen gelirlerin çok üstünde mali kayıplar da içerdiğini bilmek gereklidir.

Maden işletmelerinin çevreye verdiği tahribatlardan biri de işletme alanı ve çevresindeki biyo çeşitliliğe verilen doğrudan zararlardır. Bir zamanlar canlıların evi olan bu sahalar; makinelerin gürültüsü, kirli hava,çeşitli yağ atıkları ve ağaçları kesilmiş çıplak alanlara dönüşmüştür. Bu durum doğa ve çevre bazlı yaklaşımlarda kabul edilemez. Bu sorunların ortaya çıkmasını önlemek için devletin orman, çevre ve sağlık birimleri titiz takipler ve denetimler yapmalıdır.

Maden İşletmeciliği ve Çevre Sorunları: Arazinin Bozulması

Maden ocaklarının işletilmesi sırasında tarlalar yok edilmekte, tepecikler ortadan kaldırılmakta, derler doldurulmakta ve sonuçta özgün doğa şekli tümüyle değiştirilmektedir. Bu durum zorunluluk olsa bile maden işletmeciliğinin gelecek planlaması yapılmalı, doğal yapının korunması ve işletme ömrünün tamamlanmasıyla birlikte doğaya ağaçlı, bitki örtülü şeklinde teslim edilmesi hedeflenmelidir.

Maden İşletmeciliği ve Çevre Sorunları

Madenler ister açık ocak, ister kapalı ocak işletmeciliği yöntemleriyle çıkarılmış olsun sonuçta arazi yapısı bozulmaktadır. Bu durum jeolojik yapının bozulmasını, su rejimini, yerel iklim ve peyzajı değiştirecektir. Özellikle açık ocak işletmeciliği yönetiminde geniş araziler zarar görecektir. Ortaya çıkan sorunların giderilmesi için madencilik firmalarının sorumlu davranmaları tesadüfe bırakılmamalıdır. Maden sahası ve etki alanında ortaya çıkan çukurların doldurulması, stok sahalarının tesviye edilmesi ve ağaçlandırılması ilk akla gelen önlemlerdir.

Maden İşletmeciliği ve Çevre Sorunları – Madencilik Sonucu Ortaya Çıkan Çevre Sorunları

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.