Madencilik ve Diğer Kazı Faaliyetleri Sonrası Çevre

Madencilik ve diğer kazı faaliyetleri sonrası doğanın yeniden eski haline getirilmesi mümkün değildir. Özellikle uzun süren madencilik faaliyetlerinde, milyonlarca yılda oluşan doğal yapının bir kaç yılda bozulması düşündürücü bir durumdur. Doğa açısından bunun anlamı jeolojik zamanlarla ifade edilen süreçlerde oluşan kayaçların parçalanması, taşınması, bu kayaç kütlelerinin yok edilmesi ve toprağın kaldırılmasıdır.

Kapalı maden ocaklarına göre yeryüzü morfolojisine tahribatı fazla olan açık ocak madenciliğinde çevresel düzenlemeler çok daha önemlidir. Yıllarca süren dev maden işletmeleri sonucunda tepeler, hatta dağlar yok edilmektedir. Kayaçlar, kayaçların üzerindeki toprak örtüsü yok olmaktadır. Toprakla birlikte doğal yaşamın bir parçası olan hayvanlar ve bitkiler taşınmakta, bir daha eski ortamına dönme imkanı kalmamaktadır.  Madencilik ve kazı işlemlerinde, cevhere veya belirlenen hedefe ulaşmak için toprak ve kayaçlardan oluşan örtünün kaldırılması gereklidir.  Bunu  meyve kabuğunun soyulup atılması olarak düşünebiliriz. Bir defa kabuğu soyulup içi yenen meyve eski haline asla gelemeyecektir. Çevrenin bozulması sonucu yerel iklimlerde değişiklikler, bitki ve hayvan canlılığının değişmesi, yok olması şeklinde sonuçlar doğuracaktır.

Yeraltı kaynakları, madenler insanlık için gerekli zenginliklerdir. Bu kaynakların yaşamı kolaylaştıran gereçlerde kullanıldığı doğrudur. Bununla birlikte madencilik faaliyetlerinde çevreye verilen zararların en aza indirilmesi için büyük çaba gösterilmesi de şarttır. Bu konudaki yasal mevzuatların geliştirilmesi, devlet tarafından denetiminin yapılması ve madencilerin bu kurallara uyması sağlanmalıdır.

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan; Madencilik Faaliyetleri İle Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği’nde yükümlülükler ve sorumluluklar belirtilmiştir. Yönetmeliğin Doğaya yeniden kazandırma yükümlülüğü bölümünde belirtildiği üzere bir plan ve projenin hazırlanması, onaylatılması gerekmektedir. Madencilik sırasında ve sonrasında, işletme sahalarının doğaya yeniden kazandırılması için yönetmelikte belirtilen formata uygun Doğaya Yeniden Kazandırma Planı hazırlanmalıdır.

Madenlerin çevreye verdiği zarar

Faaliyet Sahasının Yeniden Düzenlenmesi başlıklı bölüm:

Madencilik işletmeciliği, arazide yapılan diğer kazılar, dökümler ve doğaya bırakılan atıklar sonucunda bozulan doğal yapının doğaya yeniden kazandırılması sırasında Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliğinin 9. maddesinde belirtilen aşamalar izlenir.
a) Korunması gereken üst toprak hakkında nitelik ve nicelik bilgileri, verimli üst toprağın kaybını en aza indirecek sıyırma teknikleri ve seçilen sıyırma tekniği, malzemenin taşınması, geçici olarak depolanması ve saklanması.
b) Oluşturulan boşlukların ve kazı alanlarının yeniden doldurulması ve tesviyesi.
c) Örtü ve atık yığınları, döküm harmanları, pasalar, atık sahaları ve depolama alanlarının tesviyesi.
ç) Bozulan topoğrafyanın morfolojik özelliklerinin dikkate alınarak duraylılığının sağlanması.
d) Yeniden düzenlenen alanlara üst toprağın geri serilmesi.
e) Kazı boşluklarının suyla doldurulması halinde su kirliliğinin önlenmesi ve su kalitesinin korunması.
f) Dolgu yapılan alanlarda oluşan suyun denetimi.
g) Sahanın, habitat oluşumuna uygun olarak hazırlanması, asit maden drenajının ölçümleri ve önlemlerinin alınması.

Kaynak Mevzuat: Madencilik Faaliyetleri İle Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği

Sizin İçin Seçtiklerimiz

1 Yorum

  1. Madenlerden milyon dolarları, avroları kazanıyorlar. Sonra o kazdıkları dağları, yamaçları öyle bırakıyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir