Narsisizm Nedir?

Narsisizm Nedir?

Narsisizm kavramı ilk kez 1590’lı yıllarda İtalyan ressam Caravaggio tarafından kullanılmıştır. Bu yıllarda yaptığı yağlı boya tabloya “Narcissus”  yani “Kendine Aşık Olan Adam” adını vermiştir.

Narsisizmin Türkçedeki karşılığı olan özseverlik; bireyin kendisine tapması, kendisine düpedüz aşık olması olarak tanımlanabilir. Farklı Narsisizm tanımlamaları vardır ancak anlam olarak aynıdır. Narsisizme, kişinin kendisine kara sevdalı olması diyen dahi vardır.

Freud’a göre Narsisizm “Dış dünyadan soyutlanan libidonun (cinsel enerji) egoya (ben) yönlendirilmesi” durumudur.

Narsisizm,  yaşamını sürdürebilmesi açısından bir ölçüde kabul edilebilir. Hatta gereklidir. Ancak kişinin narsisizmi, kendisi ve toplum için makul oranların üstündeyse akıl hastalıklarıyla karşılaşma olasılığı yüksektir. Nevroz, paranoya hatta psikozda narsisizm etkileri görülmektedir.

Narsisizmin çok özel bir türü de; Roma Sezarları, Mısır firavunları, diktatörler gibi çok güçlü kişilerdeki halidir.  Bu insanlar adeta nefes alıp yürüyen yeryüzü tanrıları gibidirler kendi gözlerinde. Yaşam ya da ölüm gibi önemli doğa olaylarına bile bir tek cümleyle karar verebilmekteydiler. En büyük korkuları güçlerini kaybetmeleri, ölüm, etraflarındaki herkesin kendilerine düşman olmasıydı. Güçlerinin ve şehvetlerinin bir sınırı yokmuş gibi davranmaya çalışırlar, sayısız insan öldürüp, sayısız şatolar kurarlardı. Varlıklarının kendilerinin de çözemediği sorununu insan değilmiş gibi çözmeye çalışsalar da aslında durumları düpedüz deliliktir. Dış dünya ‘ben’ olmadığı için, narsisist kişi dış dünyayı anlayamaz/algılayamaz ve bu durum kişide korku yaratır. Diktatör gitgide daha yıkıcı, daha yalnız ve korkak olur.

Narsisistik kişilik bozukluğu olan kimseler için başkalarının istek ve düşünceleri önem taşımaz.  Amaçlarına ulaşamadıkları ya da gereken ilgiyi göremedikleri zaman, tıpkı Narkissos gibi erirler, çökerler. Başkalarının hakkına saygı göstermeden ve gerçeklerle bağdaşmasa bile daima kendilerini haklı göstererek ve o hedefi, gerekli emeği vermeden bile hakketmiş sayarak en önde, en gözde ve tek olmak isterler. Empati diye bir olguyu hiç bilmezler. Dünyadaki her olgu, görünen, görünmeyen her şey yalnızca kendileri için vardır. Kendi amaç ve istekleri dışında gelişen durumları kabul etmez, öfkelenir ve saldırganlaşıp, çökerler. Bu tablo bazen ağır psikotik sonuçlara kadar büyür.

Bilgitor

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Yazar Hakkında: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir