Ne Yazmalı, Nasıl Yazmalı, Niçin Yazmalı?

İlk bakışta, yazmaya zorlayan koşulların farkında olmak… Bir felsefe yumağına dönüşmeye aday üç sorudan ilkine verilebilecek ilk yanıt. Sonrasında yaşadığını yazmalı, yaşadığını sandıklarını, yaşamak istediklerini, konuştuklarını, sustuklarını, rüyada görebildiklerini ve hayallerini yazmalı… Sahi ne yazmalı? Okunabilenleri mi, okunasıları mı, kabul görenleri mi? Sonra gerçekleri, gerçeğe yakın olanları,gerçeksi olanları mı yazmalı? Ne yazmalı, ne!
Aynı şeyleri söylemekten vazgeçmek, aynı konuları yazmaktan uzak durmak, ilk bakışta görünenleri değil de başka açılardan bakarak yazmak… Bir de yaşamın öncelikleri belirleyici olmalı. Yaşamdan önce veya sonra olacakları değil, yaşamın içinde olanları sahici ve yaşanmakta olanların önceliğinden bahsediyorum…

Nasıl Yazmalı?

Kısa ve öz anlatılacak bir yazı için çok çetin üç soruyu bir arada ele almak gerçekten cesaret işi. Bunu ancak ben yapabilirim… Kaçamak bir yanıtı da Montaigne aracılığıyla verelim: Ben gönlümce yazabilmek için evime çekiliyorum (Nasıl Yazmalı). Söz konusu denemenin en az dikkat çeken cümlesini yazarken, tamamını okumanızı da önermekten kendimi alamıyorum. Ancak yine de dokunaklı, komik, didaktik yazmalı diyenleri de anlamak lazım. Evde,okulda, yolda hatta metroda yazmalı diyenler de olabilir. Dolma kalemle, daktiloyla, tablet bilgisayarlar veya cep telefonuyla da yazılmalı diyenler çıkacaktır… Gerçekte ise bu soruya verilecek yegane yanıt ne yazmalı sorusuna verilecek yanıtla ilgilidir. Ne yazmışsın ki nasıl yazacaksın! Ne söylemiş kardeşim, nasıl söylemiş aynı kardeşim…

Niçin Yazmalı?

Aslında, doğrudan konuya girmek için ilk soru bu şekilde olmalı. Öyle ya niçin yazmalıyız? Para için mi, şöhret için mi, keyif almak için mi? Faydalı olmak için yanıtını almak zorlaşıyor, kabul etmeli… Biz istemesek de klavyenin tuşları bir tarafa çeken cümleler oluşturacak bu kesin. Öyle ya da böyle ana ya da yardımcı kanallardan birinin içine dahil olacak yazdıklarımız. Ah şu sıradan politika… Farkında mısınız, politize edilmemiş tek olgu yok artık?

Belki insanı,insanı kuşatan bütün olguları yazmak düştür… Belki hayatı savunan bir yazıyı en sade ve en şiirsel üslupla yazmak imkansızdır… Belki de karıncalar için yazmalı, alın teri için, namuslu insanlar için, onur için yazmalı… İnsanlığın kaybolmasına daha fazla göz yummamak içim yazmalı.

Bilgitor

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.