Oğuz Atay Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

Oğuz Atay, 12 Ekim 1934’te babasının görev yaptığı İnebolu’da doğdu. Babası Mehmet Cemil Atay, İnebolu’ya ceza hakimi olarak atanmış ve 1937 yılına kadar burada görev yapmıştır. Annesi Muazzez Hanım ilkokul öğretmenidir. Oğuz Atay, annesinin ilgisi ve yönlendirmesiyle beş yaşındayken okumayı sökmüştür. Annesi okul döneminde ona dilbilgisi, özellikle Arapça ve Farsça sözcüklerin etimolojisi gibi gramer dersleri vermiştir. Evlerinde dilin doğru kullanımına da çok önem verilir.

Sessiz, sakin, içine kapanık bir çocuk olan Oğuz Atay, annesine çok düşkündü. Annesi iyi bir edebiyat okuru, müzik ve sinemayı seven bir cumhuriyet kadınıydı. Sinemaya giderken yanında çoğunlukla Oğuz Atay’ı da götürüyordu.

Baba Cemil Atay 1939’da milletvekili seçilince aile Ankara’ya taşınmıştır. Oğuz Atay 1940 yılında evlerinin yakınında bulunan Devrim İlkokulu’na başlarken aynı yıl kız kardeşi Okşan dünyaya gelmiştir.

Oğuz Atay, okulu çok sevmese de çalışkan bir çocuktu. Evdeki içine kapanık ve sessiz tavrını okulda da sürdürmüştür. Okul dışında en büyük ilgi alanları çocuk dergileri ile radyodaki çocuk saatleridir. Dönemin çocuk dergilerinin sürekli takipçisi olur. O dergilerde yayımlanan şiirleri, hikayeleri, bilmeceleri, tekerlemeleri ezberler.

Oğuz Atay 1949’da T.E.D. Yenişehir Lisesi’nde okumaya başladı. Lise sıralarında Balzac, Oscar Wilde, Edmond Rostand ve Jean Jacques Rousseau’nun eserlerini okudu. Oğuz Atay’da büyük etkisi olan Dostoyevski romanlarını da bu dönemde okumaya başlamıştır. Edebiyatın haricinde tiyatro, resim ve müziğe de büyük yeteneği ve merakı vardı. Yenişehir Lisesi’ni 1951 yılında, birincilikle bitirdi.

İnşaah Mühendisliği

Babasının isteği üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi’nin sınavına girdi. İlk tercihi olan inşaat mühendisliğine kayıt hakkı kazandı. Oğuz Atay, inşaat mühendisliğini sevmediği için derslerine hiçbir zaman ilgi duymadığı gibi bu mesleği hayatı boyunca sevmeden yaptı. Derslerde genellikle önündeki kağıda resimler çizerdi. Mühendislikle ilgili kitaplardan çok Hegel, Marx ve Lenin’in kitaplarını okuyordu.

Oğuz Atay derslere fazla ilgi göstermeyip bölümünü hiç sevmese de fakülteyi sadece bir dönem uzatarak, 1957 Şubat’ında mezun oldu. Oğuz Atay meslek seçimi konusundaki baskısı ve ilgi alanlarına olan tepkisi nedeniyle öfke duyduğu babasını hiçbir zaman affetmemiştir.
Okulu bitirdikten sonra bir mühendislik şirketinde işe başlar. 1957 yılında mimar arkadaşı Orhan Şahinler ile birlikte Beyoğlu’nun arka sokaklarından birinde küçük bir daire kiralarlar. Oğuz Atay bu dönemde bir yandan çalışırken bir yandan okumalarına devam etmektedir. Felsefe, sanat ve edebiyat konuşulan bir çevresi vardır. Arkadaş çevresi Cevat Çapan, Metin Erksan, Sezer Tansuğ, Halit Refiğ, Ferit Edgü, Demir Özlü, Onat Kutlar gibi isimlerden oluşmaktadır.
Oğuz Atay Kimdir?

Aralık 1957’de yedeksubay olarak alındığı askerliğinin ilk altı ayını İstanbul’da, kalanını Ankara’da Miili Savunma Bakanlığı’nda yapmıştır. 1959 yılı Mayıs ayı sonunda terhis olur. İstanbul’a döner ve Denizcilik Bankası İstanbul Şehir Hatları İşletmesi Müdürlüğü’nde işe başlar. 1960 yılı sonunda İstanbul Teknik Okulu’nda asistanlık yapmaya başlar. Buradaki öğretim üyeliği görevini yıllarca sürdürmüştür.

Oğuz Atay 1961’de Fikriye Gürbüz ile evlenmiş, 1962’de de kızları Özge dünyaya gelmiştir. 1964 yılında annesini kanserden kaybetmiştir. 1967 yılında Fikriye Hanımla boşanmış ve bu ayrılıktan hemen sonra birkaç ay gençlik döneminde yaşadığı evde babasıyla kalmıştır.
Oğuz Atay, ikinci evliliğini ise 26 Nisan 1974 tarihinde Pakize Kutlu ile yapmıştır. Eşi Pakize Kutlu, yazarın ameliyat ve zorlu tedavi süreci dahil son günlerine kadar hep yanında olmuştur.

Tutunamayanlar

1968’de Tutunamayanlar’ı yazmaya başlar. Romanı yazdığını yakın çevresinden gizler. Oğuz Atay “Tutunamayanlar” romanını kapandığı odasında, iyi çalışabildiği günler günde en az dört-beş sayfa yazarak bir yılda tamamlar. Romanı 1970 yılı başında bitirir.
Tutunamayanlar’ı yazdığı dönemlerde en çok Hermann Hesse, Robert Musil ve James Joyce okumaktadır. Romanlarını yazmaya 1968 yılında başlamış, ölümüne kadar yazmayı sürdürmüştür. Sevdiği yazarların başında Kafka ve Dostoyevski gelmektedir. Gonçarov’un Oblomov, Stendhal, Laclos, George Eliot, Henry James, Melville ve Nabokov gibi ustalardan da etkilendiğini saklamaz.
Roman yazdığını daha sonra ‘klan’ olarak adlandırdığı yakın arkadaş grubuna anlatır. Romanı ilk olarak Cevat Çapan ve Vüs’at Bener okur.
Oğuz Atay ve Tutunamayanlar

Oğuz Atay Tutunamayanlar’ı 1970 TRT Kültür, Sanat ve Bilim Ödülleri Yarışması’na yetiştirir. Jüri o sene hiçbir romana büyük ödül vermez. Yarışmanın 40.000 TL değerindeki ödülü Melih Cevdet Anday’ın “Gizli Emir”, Oğuz Atay’ın “Tutunamayanlar”, Fakir Baykurt’un “Tırpan”, Tarık Buğra’nın “İbiş’in Rüyası”, Demirtaş Ceyhun’un “Asya”, Sevgi Sabuncu’nun (Soysal) “Yürümek”, Abbas Sayar’ın “Yılkı Atı” ve Mehmet Seyda’nın “Yanartaş” adlı romanları arasında paylaştırılır.

Oğuz Atay ödül almasına rağmen romanının yayımlanması güç olmuştur. Dönemin önemli yayıncıları, romanın uzun olmasını da gerekçe göstererek yayımlamaya yanaşmaz. Bir yıl sonra Sinan Yayınları’nın sahibi Hayati Asılyazıcı’nın dikkatini çeker ve Cevat Çapan aracılığıyla Oğuz Atay’a ulaşarak romanı yayımlamak istediğini söyler.

Tutunamayanlar romanı, Asılyazıcı’nın önerisiyle iki cilt halinde yayımlanır. İlk cildi 1971 Aralık ayında, ikinci cildi 1972’de çıkar.
Tutunamayanlar romanı, Selim Işık ve Turgut Özben adlarında, öğrencilik yıllarında iki iyi arkadaş olan ancak üniversiteden sonra yolları ayrılmış olan iki roman kişisini anlatır. Bir gün Turgut, gazetede Selim’in intihar ettiği haberini görür ve Selim’le zamanında yeterince ilgilenmediği için suçluluk duyar. Selim’i intihara götüren nedenleri bulmak üzere, onun tuttuğu notları, günlükleri, odasını, tanıdıklarını yani hayatını araştırmaya başlar.

Tutunamayanlar romanı eleştirmenler arasında başta kararsız ve temkinli bir tutumla karşılanmıştır. Romanı Türk edebiyatında bir yere yerleştirmekte zorlanıp olumsuz eleştirenler de olmuştur.

Tehlikeli Oyunlar

Oğuz Atay, Tutunamayanlar’ın hemen ardından ikinci romanı “Tehlikeli Oyunlar”ı yazmaya başlar. Tehlikeli Oyunlar’ı Uğur Ünel’in Beyoğlu’ndaki evinde yazar. Tehlikeli Oyunlar, yine Sinan Yayınları tarafından 1973 yılının Mayıs ayında yayımlanır. Tehlikeli Oyunlar ilk basıldığında Tutunamayanlar kadar ilgi görmez. Oysa Tutunamayanlar ilk yayımlandığı zaman edebiyat çevresinde yankı bulmuş, hakkında birçok değerlendirme yazısı çıkmıştır.

Oğuz Atay ve Tehlikeli Oyunlar

‘Tehlikeli Oyunlar’ı yazdığı sırada Oğuz Atay bir yandan da Meydan Larousse ansiklopedisinin redaksiyon ve son okuma işini üstlenir. Romanı yazdığı sırada maddi sıkıntı çektiği için bu işi kabul etmiştir. Meydan Larousse 1973 yılında tamamlanır. Onun ardından Kaynak Kitap Yayınları “Türkiye 1923-1973 Ansiklopedisi”ni çıkarır. Oğuz Atay bu kez madde yazarı olarak bu ansiklopedide görev alır. Bilim adamları ve mühendislikle ilgili maddeleri hazırlar.

1975 yılında Oğuz Atay’ın, İTÜ’den de hocası olan inşaat mühendisi, bilim adamı ve akademisyen Mustafa İnan’ın yaşamını bir roman kurgusu içinde anlattığı “Bir Bilim Adamının Romanı” yayımlanır. Oğuz Atay bu romanı TÜBİTAK Bilim Adamı Yetiştirme Grubu’na ait bir proje kapsamında ısmarlama olarak yazmıştır.

Oyunlarla Yaşayanlar

Oğuz Atay’ın yazdığı tek tiyatro oyunu olan “Oyunlarla Yaşayanlar” ilk kez 1979’da Ankara Yeni Sahne’de sahnelenir. Bozkurt Kuruç’ın yönettiği oyunda Sadrettin Kılıç, Gülcan As, Atsız Karaduman, Aykut Sözeri, Orhun Aral sahne alır. Oyun yazmaya çalışan emekli tarih öğretmeni Coşkun Ermiş’i anlatan eserde; onun ev yaşantısını da ironik bir biçimde, oyun içinde oyun biçiminde ele alır.
Oğuz Atay’ın hikayelerinden ve Babaya Mektup adlı yazısından oluşan “Korkuyu Beklerken” adlı kitabı 1975 yılında yayımlanır.
Oğuz Atay ölümünden önce “Türkiye’nin Ruhu” adını verdiği bir roman dizisi üzerinde çalışmaya başlarmıştır. Oğuz Atay’ın tamamlayamadığı bir diğer romanı da bir devlet üniversitesinde meydana gelen olaylara bir profesörün yaklaşımını konu alan “Eylembilim” adlı romanıdır.

1976 yılının sonunda Oğuz Atay’a beyin tümörü teşhisi konur. 1976 Aralık ayının ortalarında, Pakize Atay ile birlikte, ameliyat olacağı Londra’ya gider ve 24 Aralık’ta ameliyat olur. Ameliyat sırasında beynin iki yanında oluşmuş tümörlerden yalnızca bir tanesi çıkarılabilir, diğerine dokunmaları mümkün olmaz. Doktorlar Pakize Atay’a Oğuz Atay’ın en fazla bir yıl yaşayabileceğini söyler.
Oğuz Atay Londra’daki tedavisinin tamamlanmasının ardından, 10 Ekim 1977’de İstanbul’a dönmüş, 13 Aralık 1977 tarihinde de hayatını kaybetmiştir.

Oğuz Atay’ın Eserleri

Tutunamayanlar (1971)
Tehlikeli Oyunlar (1973)
Bir Bilim Adamının Romanı (1975)
Korkuyu Beklerken (1975)
Oyunlarla Yaşayanlar (1975)
Günlük (1987)
Eylembilim (1998)

Kaynak:
Oğuz Atay Kimdir? Hayatı, Edebi Kişiliği ve Eserleri

 

Yazar Hakkında bilgitor

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.