Ressam Rembrandt van Rijn

Rembrandt van Rijn Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri

Işığın ve gölgenin ressamı, olarak bilinen Rembrandt, 15 Temmuz 1606 tarihinde Leiden’de(Hollanda) doğmuştur. Babası varlıklı bir değirmencidir. Hollanda’nın bilim, sanat ve ekonomik anlamda Altın Çağında yaşamıştır. Rembrandt’ın hayatı trajedilerle doludur.

Okul hayatı Latince öğrenim yapılan okulla başlamıştır. Derslere ilgisidir ve sürekli olarak resim çizmektedir. Öğretmeninin ya da arkadaşlarının portrelerini yapmaktan başka uğraşı olmadığı için 14 yaşında okuldan alınarak Leyda’lı bir ressamın atölyesine verilir. Bir süre sonra Amsterdam’a giderek Pieter Lastmann’ın yanında çalışır ancak 1625’te yeniden Leyda’ya döner. Arkadaşı Jan Lievens ile birlikte 1627’de kurduğu stüdyoda öğrenci kabul etmeye başlar.  Bu öğrencilerden biri de Gerrit Dou’dur.

Rembrandt 1630’da babasını kaybetti. Babasının ölümünden iki yıl sonra Amsterdam’a yerleşti. Onu büyük üne kavuşturan “Profesör Tulp’un Anatomi Dersi” adlı tablosunu bu dönemde yaptı. 1634’te varlıklı bir ailenin kızı olan Saskia ile evlendi. Rembrandt’ın tabloları giderek daha çok tanınmaya başladı. Sanattan anlamayan ancak sırf moda olduğu için tablolarını satın almak için sıraya giren bir zengin tabaka vardı. Onların tablo siparişleri, kısa zamanda Rembrandt’a servet kazandırdı.

Saskia çiftinin üç çocuğu olmuş, üçü de bir yaşına basmadan ölmştür. 1641 yılında Titus isimli erkek çocukları doğmuş, çocuk yaşasa da  Rembrandt’ın eşi Saskia vefat etmiştir.

Rembrandt, eşinin ölümünden sonra, bazıları çok sorunlu olan bir çok duygusal ilişki yaşadı. Bu arada tablolarını sırf moda olsun diye alıp, ona portrelerini çizdiren zengin müşterileri giderek azaldı.  Bu dönemde Rembrandt’ın yaptığı şaheserler anlaşılamadı ve ilgi görmedi. Davut’un Karısı Batşaba” ile “Yıkanan Kadın” adlı tabloları ile  “Hendrickje Stoffels Flore Kılığında“adlı ölümsüz tablosu da dahil olmak üzere bu dönemde yaptığı her işten zarar etti.

1668 yılında Rembrandt, büyük bir acı daha yaşadı.  Oğlu Titus’un ölümüyle yaşama küstü. Neredeyse sevdiklerinin hepsi ölmüştü. Hayatının son yılında ihtiyarlık portresini yaptı. 1669 yılının yağmurlu, karanlık bir gününde ekmek, şarap ve peynirden oluşan akşam yemeğinden sonra bir süre bu resmini seyretti. Gözleri yaşlandı. Elindeki mumu söndürdü. Yatağına yatarak uyudu. Bu uykudan bir daha uyanmadı. Takvimler 4 Ekim 1669 tarihim gösteriyordu. 8 Ekim günü basit bir cenaze töreniyle toprağa verildiğinde geriye  birkaç tablo, birkaç değersiz eşya, eski giysiler ve resim malzemeleri bırakmıştı…

Rembrandt’ın  en ünlü eserleri

Rembrandt’ın değeri ölümünden çok sonraları 19’uncu yüzyıl sonlarında anlaşılmıştır. Onun büyüklüğü ve sanat dehasının anlaşılıp kabul görmesi için bir asırdan fazla sürenin geçmesi gerekmiştir. Rembrandt, dünya resim tarihinin büyük ustalarındandır. Kendisinden sonra gelen Goya, Daumier, Munch, Soutine ve Rouault gibi ünlü ressamları derinden etkilemiştir.

Belshazzar’ın Ziyafeti / The Feast of Belshazzar Rembrandt van Rijn. 1635. Tuval üzerine yağlıboya. 209.2 x 167.6 cm. National Gallery, London.
Belshazzar’ın Ziyafeti / The Feast of Belshazzar Rembrandt van Rijn. 1635. Tuval üzerine yağlıboya. 209.2 x 167.6 cm. National Gallery, London.

Lazarus’un Yükselişi (1630)
Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi (1632)
Meditasyondaki Filozof (1632)
Belşazzar’ın Ziyafeti (1635)
Danae (1636)
Gece Devriyesi (1640-42)
Susanna ve Yaşlılar (1647)
Değirmen (1650)
Banyosunda Betşeba (1654)
Açık Kapıda Duran Kadın (1656-57)
Yakup’un Melekle Savaşı (1659)
Aziz Petrus’un İnkârı (1660)
Yahudi Gelini (1664)

Bilgitor

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: