Serbest Ticaret Nedir?

İnsanların gereksinim duyduğu ürünleri, ekonomik değer taşıyan bir takım nesnelerle değiş tokuş yapması yani alışı ve satışı işlemine ticaret denir. Mal/ürün alış satışı için ilk zamanlar takaslar yapılmakta, yani bir malın yerine başka bir mal verilmekteydi. paranın bulunmasıyla birlikte yapılan ticari işlemlerde para kullanılmaya başlandı. Ticaretin farklı çeşitleri vardır. İç ticaret, dış ticaret, e ticaret ve konumuz olan serbest ticaret gibi farklı şekillerde uygulanışı söz konusudur. Konuyu daha fazla uzatmadan, serbest ticaret nedir? kısaca açıklayalım…

Serbest ticaret, genel olarak dış alım ve dış satım işlemlerinin, devlet müdahalesi olmadan yapılmasını öngören ekonomi politikasıdır. Bununla birlikte serbest ticaret politikası, devletin dış ticaret üzerindeki denetiminden vazgeçmesi ve vergilendirmesini tamamen ortadan kaldırmayı hedeflemez.

Serbest Ticaretin Tarihçesi

Serbest ticaret kavramının ortaya çıkışı ilk defa 13. yüzyılda olmuştur. Serbest ticaret öğretisi, müdahaleci sistemlere karşı bir tepki olarak ortaya çıktı. David Hume ve Adam Smith Serbest ticaret savunucuları arasındadır. Bu öğretinin kuramsal temelinde, A. Smith’in ülkeler arasındaki iş bölümünün uzmanlaşmayı, üretim ve verimi artıracağı yolundaki görüşleri yatmaktadır. Tek başına alındığında bir ülke, özellikle de belirli bir malın en önemli alıcısı ya da satıcısı durumundaysa, dış ticarete yani ithalata kısıtlama konmasından yarar sağlayabilir. Ancak pratikte, yerel endüstrinin korunması amacıyla konan kısıtlamalar, belli bir noktadan sonra ülkenin genel ekonomik faydası bakımından olumsuz sonuçlara da yol açabilmektedir.

Serbest ticaretin en net tanımı David Ricardo ve John Stuart Mill’in yapıtlarında açıklanmıştır ve uluslar arasında ticaret serbestliği, uluslararası iş bölümü temeline dayanır. Söz konusu iş bölümü, böylece her ulusu en yetenekli olduğu ve en ucuza mal edebileceği malların üretiminde uzman hale getirmektedir.

19. yüzyılda serbest ticaret, İngiltere’de Richard Cobden ve Manchester Birliği tarafından savunulmuştur.  Fransa’da ise serbest ticaretin svunuculuğunu Frédéric Bastiat ve Michel Chevalier yapmıştır. Serbest ticaret, 1860 Fransız-İngiliz Antlaşması’nın imzalanması sırasında başarılı olmuş gibi görünse de, o tarihten sonra 2. Dünya Savaşı’na kadar devamlı olarak gerilemiştir.

2. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ekonominin yeniden düzene konulması, serbest ticaret konusundaki neoklasik kuramların, özellikle Heckscher-Ohlin kuramlarının da etkisiyle, serbest ticaretin uygulanma alanını yeniden genişletmiştir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ülkeler arasındaki gümrük engellerinin ve döviz kısıtlamalarının azaltılması amacıyla yoğun çabalar harcanmıştır.

Bununla birlikte küresel veya yerel krizler sırasında hem gelişmemiş, hem de sanayileşmiş ülkeler ithalat kotaları, vergiler ve ulusal sanayilere sağlanan teşvikler gibi yöntemlerle serbest ticaret üzerindeki kısıtlamaları belli ölçüde sürdürmektedirler.

İlgili Yazılar

Yazar: bilgitor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.