Servet-i Fünûn Edebiyatı Hakkında Kısa Bilgi

Edebiyat tarihimizde önemli yeri olan Servet-i Fünûn edebiyatı veya topluluğu, II. Abdülhamid döneminde, Batı edebiyatından etkilenen ve gelişen bir edebiyat hareketidir. Servet-i Fünûn dergisi etrafında toplanan yazar ve şairler tarafından oluşturulmuştur.Türk Edebiyatında 1860’tan sonra bir Doğu-Batı çekişmesi yaşanmış, Batı Edebiyatının özellikle de zamanın popüler sanat akımları olan sembolizm ve parnasizmin derin etkilerini taşıyan bir üslup egemen olmuştur.
Servet-i Fünûn Edebiyatı döneminde Türk Edebiyatı, hem içerik hem de biçim (üslup) olarak Avrupai bir zihniyete dahil olmuş, bu anlamıyla Batılı bir nitelik kazanmıştır. Servet-i Fünûn, birden bire ortaya çıkan bir akım değil, uzun ve yoğun geçen çalışmaların ürünüdür.

Malumat dergisi başyazarı Mehmet Tahir Efendi ile Recaizade Mahmud Ekrem arasında 1895 yılında uyak (kafiye) konusunda bir tartışma çıkmış, tartışma büyüyünce de Recaizade Mahmud, öğrencisi Ahmet İhsan tarafından çıkarılan Servet-i Fünûn dergisine yönelir. Tevfik Fikret, derginin yazı işleri müdürlüğü önerisini kabul eder ve böylece Servet-i Fünûn dergisi bir edebiyat dergisi kimliğine bürünmüş olur.

Servet-i Fünûn Edebiyatı Nasıl Doğdu?

Divan Edebiyatının kafiye yapısından dolayı Türkçenin yanında Arap Alfabesinin de kullanımın gerektirirken, Batı Edebiyatındaki söyleyiş ve üslup arayışları Türk edebiyatçıları da etkisi altına almış, eskiyle yeninin çekişmesi iyice yoğunlaşmıştı. Bu dönemde Şinasi, Alphonse de Lamartine’den Meditations şiirinden dört kıtayı çevirmiş ve yeni kafiye düzeni arayışına girmiştir. Yine Ethem Pertev Paşa’nın Victor Hugo’dan tercüme ettiği Tıfl-ı Naim isimli şiiri eski edebiyatla kopuş olarak değerlendirilebilir. Abdülhak Hamit Tarhan’ın Duhter-i Hindu piyesiyle yeni nazım şekilleri gelirken, tüm bunlar şiirde üslup değişikliğine yönelişi beraberinde getirmiştir.

Dönemin edebiyatçıları arasında yaşanan eski ve yeni çekişmesinde, Recaizade Mahmud Ekrem’in öncülüğünü yaptığı yenilikçi grup Servet-i Fünûn dergisi etrafında toplanmıştır. Oluşan ortam, yenilikçi kanada herkesin dikkate alacağı bir vizyon sağlamış ve Servet-i Fünûn dönemi böylece başlamıştır.

Servet-i Fünûn Edebiyatının Dağılışı

Ali Ekrem Bolayır, Servet-i Fünûn şiirini eleştiren “Şiirimiz” başlıklı bir yazıyı dergiye göndermiştir. Tevfik Fikret yazıyı, bazı değişiklikler yaptıktan sonra yayımlamış, yazı tepkilere neden olmuştur. Ali Ekrem Bolayır ise yazısının kısaltılmasından rahatsız olmuş ve dergiden ayrılmıştır. Bu arada Ali Ekrem ile Tevfik Fikret arasındaki çekişmeye Şiirimiz makalesi gerginliği de eklenince Ali Ekrem dergiden ayrılmıştır. Onu Ahmet Reşit Rey, Samipaşazade Sezai ve Menemenlizade Tahir Bey izlemiştir. Bir süre sonra da Ahmet İhsan Tokgöz’le yaşadığı tartışma nedeniyle Tevfik Fikret dergiden ayrılmış, yerine Hüseyin Cahit Yalçın geçmiştir. Derginin 553. Sayısında yer alan ve Hüseyin Cahit Yalçın tarafından Fransızcadan tercüme edilen “Edebiyyat ve Hukuk” adlı makale, II. Abdülhamid tarafından sakıncalı bulunmuş ve dergi altı haftalık kapatma cezası almıştır.

Servet-i Fünûn dergisi, 5 Aralık 1901’de tekrar yayımlanmaya başladı. Ancak, ilk hali olan fen dergisi kimliğine dönmüş, bünyesindeki tüm edebiyatçılar dağılmıştır.

Servet-i Fünûn yazar ve şairleri

Şairler
Tevfik Fikret
Cenap Şahabettin
Hüseyin Siret Özsever
Hüseyin Suat Yalçın
Süleyman Nazif (İbrahim Cehdi)

Yazarlar
Halit Ziya Uşaklıgil
Hüseyin Cahit Yalçın
Mehmet Rauf
Ahmet Hikmet Müftüoğlu (daha sonra Milli edebiyat çevresinde eserler verdi)

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: