Türk Mimarisinin Genel Özellikleri

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Türklerin en fazla başarı gösterdiği sanat alanı mimarlık olmuştu. 11. yüzyıldan bu yana Türk mimarlarının yarattığı sanatsal yapılar dünya mimarlık tarihinde seçkin bir yere sahiptir. Osmanlı mimarisinin simgesi olan Mimar Sinan tarafından yapılan Selimiye ve Süleymaniye Camileri, 16. ve 17 mimarisinin mekan ve kitle kompoziyonlarında ulaştığı sentezi ve olgunluğu yansıtan şaheserlerdir. Nitekim klasik Osmanlı üslubu evrensel boyutlu atılımlar ve değerler ortaya koymaktadır.

Türk mimarlığı, Kurtuluş Savaşı sonrasında Osmanlı mimarlığının doğal bir devamı ile birlikte değişen, gelişen bir nitelik taşımaktadır. 1920 sonlarına kadar inşa edilen yapılar, Birinci Ulusal Mimarlık akımının etkisi altındaki mimarların imzasını taşımaktadır. Öncülüğünü Mimar Kemaleddin Bey ile mimar Vedat Tek’in yaptığı; Selçuklu ve Osmanlı dönemi mimarlık öğelerinden esinlenilerek yapılan ve genellikle taş cephelere özel önem verilen yapılar söz konusudur.

1930’dan sonraki yıllarda yabancı mimarların uygulamaları da görülmeye başlanmıştır. Uluslararası mimari tarz ve anlayışın yansımaları görülür. Bu dönemde mimaride modern yapı yöntemleri benimsenmiş, cepheler bezemelerden arındırılmış ve geniş pencereler ve düz çatılar tercih edilmiştir.

1940-1950 yılları arasında benimsenen ikinci Ulusal Mimarlık Akımı, birinci akımın biçimci yaklaşımından farklı özellikler göstermektedir. Bu yeni akımın Geleneksel Türk mimarisinin sivil yapıları üzerinde yoğunlaştığı görülür. Sedat Hakkı Eldem, bu dönemin önemli mimarlarındandır. Eldem’in bu üsluptaki en seçkin örnekleri, Maçka Şark Kahvesi ile Boğaziçi’nde yaptığı yallardır. Emin Onat yine bu dönemde bölgesel ve ulusal anlayışta ürünler vermiştir. Orhan Arda ile birlikte yaptıkları Ankara’daki Anıtkabir Projesi, dönemin anıtsal boyutlarda tasarlanmış en önemli yapıtıdır.
1950’lerin ilk yıllarında İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın etkisi azalmış ve Batı’daki mimari akımlar daha yakından izlenmeye başlanmıştır. Eğitim, örgütlenme, tasarım ve uygulamada arayış içerisine girildiği 1960’lara kadar de vam eden bu dönem için, çağdaş Türk mimarlığının hazırlık dönemi denilebilir. Mimarlığın bilimsel ve estetik değerlerinin geniş bir perspektif içinde kavranmaya çalışıldığı 1960’larda belirginleşen dönem ise günümüze kadar uzanmaktadır.

Mimar Sinan Kimdir? Kısaca Hayatı ve Eserleri
Tarihi Antep Evleri ve Kısaca Mimari Özellikleri
Michelangelo Kimdir? Hayatı, Tabloları ve Mimari Eserleri

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: